facebook sync etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook sync etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2011 Perşembe

Sosyal Medya Taciz Magdurları Tek Başına


Siber tacize maruz kalanlar yeterli destek alamamaktan yakınıyor. Depresyondan post travmatik bozukluğa kadar pek çok rahatsızlığa yakalanıyorlar



Dünyada giderek daha fazla öne çıkmaya aday tartışma konularından biri de siber taciz. Gün geçtikçe sayısı ve şiddeti artan siber taciz üniversite araştırma konusu olabiliyor ve hatta bu hususla etkin mücadele için yeni yasal düzenlemeler getirilmesi gerektiğine dair öneriler de ortaya atılmaya başlıyor. Bu konuda tartışmaların hararet kazandığı önde gelen ülkelerden biri de İngiltere;

'SİBER TACİZ MAĞDURLARINA YETERLİ DESTEK YOK'
Siber taciz veya çevrimiçi ortamda benzeri yasadışı davranışlara maruz kalanlar üzerine Bedfordshire Üniversitesi'ndeki Siber Taciz Ulusal Araştırma Merkezi'nin yaptığı araştırma, kurbanların yüzde 61'inin bu tür bir saldırıya maruz kaldıktan sonra yetkililerden ve servis sağlayıcılardan yeterli desteği almadıklarından yakındığını ortaya koydu.

SİBER TACİZ PEK 'GERÇEK' OLARAK ALGILANMIYOR
The Telgraph'a göre;araştırmacılar bu kayıtsızlığın nedenini, siber taciz ve benzeri rahatsızlık verici davranışların geleneksel taciz metodlarına göre daha az gerçekmiş gibi algılanmasına bağlıyor.

"Sosyal medya siber taciz konusunda daha fazlasını yapmalı" adlı makaleden;

OYSA ELLE TUTULUR OLUMSUZ ETKİLERİ VAR
"Fakat, bu kurban üzerinde çok gerçek bir etki doğurabilir. Bunun psikolojik etkileri yıkıcı olabilir. Kurbanın onu taciz eden kişi ile gerçekten karşılaşıp karşılaşmamasından bağımsız olarak, kanıtlanabilir pskilojik travma ve hasar yaratabilir" diyor araştırma.

HAYAL KIRIKLIĞI
Araştırma esnasında toplanan veri, siber tacize maruz kalan kurbanların yardım ve destek alamamaktan duyduğu hayal kırıklığını ortaya koyuyor. Kurbanlar  maruz kaldıkları bu tacizler sonucunda ilişkilerde kopuşlar, post travmatik bozukluklar ve depresyon gibi pek çok sıkıntıyla karşılaşıyor.

ÇAĞRI: PRATİK BİR YASAL DÜZENLEME
Merkezde araştırmayı yürütenler sosyal ağ şirketlerine bir çağrıda da bulunuyor.  Tacize nasıl ve ne kadar süratte cevap verilebileceği hususunda pratik yasal bir düzenleme oluşturulması.

İNGİLİZ PARLAMENTERLER DEĞERLENDİRİYOR
Böylesi bir yasanın oluşturulmasının gerekliliği ise giderek artan bir tartışma konusu haline geldi İngiltere'de. İngiliz parlamenterler de bu araştırmada elde edilen bulguları kendi parlamento araştırmalarının bir parçası olarak ele alıyor.

ERKEKLER VE KADINLAR SİBER TACİZDEN FARKLI ETKİLENİYOR
Çalışma ayrıca erkek ve kadın kurbanların siber tacizden farklı şekilde etkilendiklerini de gösteriyor. Erkekler daha çok isimlerinin zarar görmesinden kaygı duyarken, kadınlar daha çok fiziksel zarardan korkuyorlar.

Facebook ise kullanıcılarını korumak için sıkı şekilde çalıştığını ve onlara neredeyse sitesinin her bir sayfasında tacizi bildirmeleri için gereçler sağladığını söyledi.

26 Kasım 2010 Cuma

Dijital Eğlence Fuarı Açılıyor.

COMPEX/GAMEX Uluslararası Dijital eğlence ve Oyun Fuarı 35 defa kapılarını açacak
Rönesans Fuarcılık tarafından bu yıl 35’nci kez düzenlenecek olan COMPEX Fuarı, 2010 yılında yeni bir konsept ile ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. COMPEX bu yıldan itibaren “COMPEX/GameX Uluslararası Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı” adı altında 2-5 Aralık 2010 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak.

Tüm dünyada 50 milyar dolarlık bir pazara sahip olan dijital oyun sektöründe  Türkiye önemli potansiyele sahip ülkeler arasında görülmektedir. Bu bağlamda GameX Uluslararası Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı, Türk Telekom Grup şirketlerinden Sobee işbirliği ile sektöründe bir ilki gerçekleştirecek.

Özellikle yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çekmek adına önemli basamaklardan biri olması hedeflenen GameX, “uluslararası ihtisas fuarı” olarak önümüzdeki yıllarda bölge ülkelerini de kapsamayı planlıyor.

Yeni konsepti çerçevesinde uluslararası on-line oyun firmalarının da katılımı ile ziyaretçiler arasında ödüllü oyun turnuvalarının gerçekleştirileceği fuarda, Türk Telekom, TTNET, Sobee, Avea, Toshiba, Sony, Asus, Lenovo, Dell Alienware,
X-Wishes oyun simulasyonları ve Nintendo gibi firmalar dijital oyun sektöründe en son yeniliklerini ziyaretçilere tanıtacak.

Ayrıca, Türk Telekom, Sobee’nin 700 metrekarelik standında, 4 gün boyunca sürecek ödüllü turnuvalar ve uluslararası boyutta ses getirmesi beklenen yeni oyun lansmanları da yapılacak.

23 Kasım 2010 Salı

Facebook Takip Merkezi


Florida'da bir kadın borç aldığı şirketin kendisini Facebook'ta taciz ettiği iddiasıyla dava açacağını söyledi



Araba almak için 362 dolar borçlanan Melanie Beacham adlı kadına 'borcunuzu ödeyin' diye mesaj gönderildi. Fakat bu mesaj kişiye ne telefonla ne de mail yoluyla iletildi. Alacaklı firma, ulaşamadığı müşterisinin izine 'facebook'ta rastladı. İşte bütün hikaye bundan sonra başlıyor. Beacham'ın iddiasına göre alacaklı firma Facebook'ta duvarına borcunu ödemesi konusunda iletiler göndererek kendisini sık sık rahatsız etmeye başladı. MarkOne LLC adlı borç tahsilat şirketi ayrıca aile üyelerine, kadının derhal şirketi araması için Facebook üzerinden çağrı yaptı.
ÖZEL HAYATI İHLAL
Genç kadın, şirketin adresini tam olarak bilmesine rağmen, kendisine ve ailesine ulaşmak için Facebook'u kullanması karşısında şok olduğunu söyledi. 34 yaşındaki  Beacham, aile üyelerine karşı küçük düşürüldüğünü de sözlerine ekledi. Genç kadın bu kapsamda şirkete karşı dava açmaya hazırlanıyor. Beacham'ın avukatı firmanın özel hayatı ihlal ettiğini söyledi. Florida'nın tüketici koruma kanunu kişilerden taciz yöntemiyle tahsilatı yasaklıyor.

Tahsilat acentesi ise yanlış yaptıkları iddiasını reddediyor. Fakat firma tahsildarların Facebook'la iletişimi, kişilerin cevap vermemesi halinde, kullandıklarını kabul etti. Buna göre firma, Facebook'u mektuplaşmayla ve telefon aramasıyla eş tutuyor.

17 Kasım 2010 Çarşamba

iPhone ve Blackberry'e Şaşırtan Darbe







Sonunda birileri duruma el koydu ve bu çılgınlığa dur dedi!
Hemen her gün piyasaya düşen, yeni bir özelliğe sahip, ya da var olanı uç sınırlara çeken telefon haberlerinin bombardımanı altında yaşayıp, sahip olduğumuz telefon hakkında "acaba bunu almakla hata mı yaptım" diye düşünmeye zorlandığımız bir  çağda yaşıyoruz.
Belki ilk başlarda keyifli olan bu taşınabilinir teknoloji cenneti durumu sanırım benim gibi başkalarının da sinirini bozmaya başlamış olmalı ki "telefonumu geri verin!" deme ihtyiacı duymuşlar.
Hollandalı John Doe isimli reklam ve tasarım ajansı ekibi "sadece konuşmaya" yarayan bir telefon üretti, adını da kendilerine ithaf ederek John's Phone koydu.
Sadece konuşmak derken tam olarak da kastedilen bu çünkü telefonla bırakın fotoğraf çekip, internete girmeyi, mesaj bile gönderemiyorsunuz.
Konuşmaktan başka yapabileceğiniz tek şey "adres defteri"ne kayıt girmek o da zaten telefonun içinde değil üstünde. Telefonun arkasına yerleştirilmiş kağıttan bir adres defteri ve kalemi bulunuyor, numaralarınızı oraya kaydediyorsunuz.
Şaka gibi değil mi? Ama değil. İlk başta saçma gelebilen böyle bir telefon fikri düşündükçe çekici bir hal alıyor; en azından bana çekici geldiği kesin.
Dünyanın en basit cep telefonu olarak lanse edilen "John's Phone"un özelliklerine şöyle bir göz atalım (acaba kaç satır çıkacak?)
1- Bu telefonla alışma, öğrenme derdiniz olmaz çünkü zaten öğrenilecek bir özelliği yok. Zaten yapıp yapabileceğiniz işlemler sınırlı, arama yapma, çağrı kabul etme, tuş kilidi açma-kapama, sesi arttırıp azaltma.
2- Yaşlılar ve çocuklar için gerekli olacağı düşünülmüş hızlı arama özelliği var. İstediğiniz tuşa numara atayabiliyorsunuz.
3- Ekrana yer ayırma derdi olmadığı için tuşlar olabildiğince büyük ve basması kolay şekilde tasarlanmış.
4- John's Phone'un başka hiçbir telefonda olmayan bir telefon defteri var. Özellikle belli yaş üzeri kullanıcının hoşuna gidebilecek eski usül kalemli telefon defteri telefonun arkasındaki kapaklı bir bölmeye konmuş.
Telefonunuz kapalı olsa bile adres ve telefonlarınızı güncelleyip, değiştirebiliyorsunuz, ne hoş değil mi? :)

5- Quad-band özelliği dünyanın farklı yerlerinde farklı alt yapılarda kullanılabilmeyi sağlıyor. Lakin 3G'li olmadığı için alt yapısı 3G olan Japonya ve Güney Korede bu telefonu kullanamıyorsunuz.
6- Karar vermekle uğraşmayın "o mu bu mu" diye sıkılmayın diye bu telefonda bir tane basit bir zil sesi var (Evet 1). Tek yapmanız gereken ayar, hangi seviyede çalacağı ile ilgili ki o da zaten 3 seçenekli: Yüksek, normal, sessiz.
7- Tüm zil sesi seviyeleri ile birlikte çalışabilen titreşim özelliği unutulmamış neyse ki.
8- Arayan numarayı gösteren mini ekran telefonun tepe kenarında. Tıpkı çağrı cihazlarının ekranlarına benzeyen göstergedeki rakamlar yeterince büyük ve okunaklı.
9- Telefonun en güzel yönlerinden biri müthiş enerji-verimliliği (1200 mAh). Bekleme modunda şarj etmeden 3 haftadan fazla çalışabiliyor. Elbette bunda pil tüketecek bir özelliğinin olmaması da etkili. Mini ekranda pil dolu olduğunda net bir şekilde görülebilen JOHNS yazısı şarj azaldıkça silikleşmeye başlıyor. Şarjı tükendiğinde tek gördüğünüz J harfi ve yanındaki LOW ibaresi oluyor.

10- Firma şarj etme şekli konusunda oldukça esnek davranmış. Telefonla birlikte gelen adaptör ve kabloları kullanarak ister elektrik prizinden, ister USB ile bilgisayardan şarj edebiliyorsunuz.
11- İşte telefonun en über-tekno özelliği: Eller serbest (hands-free) arama yapılabiliyor. Ama sizi yanıltmış olmayayım çünkü burada bahsedilen sesi dışarı vermek suretiyle bir arama değil, telefonla gelen kulaklık setini kullanarak ellerinizi serbest bırakan arama tarzı.
12- Telelonun ölçüleri gayet makul 10.5 x 6 x 1.5 cm, ağırlığı da 95 gram.
13- Telefonun uzun ömürlü ve suya dayanıklı olması için yapımında yüksek kalite plastik kullanılmış.
14- Telefonun 5 farklı renkte seçeneği var.
Dikkatimi çeken bir özelliği daha sizinle paylaşayım: Çağrı başlatma ve sonlandırma tuşları (bkz. foto) oldukça yaratıcı.


Eğer bu telefona karşı ilgi besliyorsanız Hollanda'dan veya internet üzerinden temin edebilirsiniz. Satış fiyatı 70 Euro civarında.

Facebook Yüzünden İşten Kovulanlar Artıyor !!


Onun yüzünden işini kaybedenlerin sayısında büyük oranda artış var.

İnternet sosyal paylaşım siteleri iletişim çağının vazgeçilmezi olsa da, işverenlerin her zaman bu işe sempatiyle bakmadığı ortaya çıktı. Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşımların en yoğun yaşandığı ülkelerin başında gelen Amerika'da pek çok insan sırf bu nedenle işinden kovulunca, sokak dilinde "Facebook Kovulması" (Facebook fired) diye yeni bir İngilizce deyim türetildi.

Son iki aydır Facebook yüzünden işini kaybedenlerin sayısında artış var. Connecticut'ta bir hastane görevlisi Facebook sitesine patronuyla ilgili olarak "bu adam kaçık" anlamına gelen bir takım tıbbi referanslar yazınca işini kaybediverdi. New York'ta bir okulda çalışan 3 öğretmen, öğrencileriyle Facebook aracılığıyla iletişim kuruyordu. Ancak okul yönetimi Facebook mesajlarının içeriğini uygunsuz bularak öğretmenlerin işine son verdi. McDonald's çalışanı bir kadın, yine Facebook'ta işyeri müdürü aleyhine argo sözler sarf edince "kovuldunuz" mesajı gelmekte gecikmedi.

İşten atılmaların en ilginçlerinden biri Cisco'da yaşandı. Kendisi de iletişim ve İnternet hizmeti sunan bir şirket olan Cisco'da çalışmaya başlayan genç, işe alınma sevincini Twitter mesajıyla paylaşmak için, "her ne kadar işten nefret etsem de, verilen ücret fena değil" diye duygularını dile getirince anında yeni patronundan "işini sevmeyen biriyle çalışamam, güle güle" mesajıyla kendisini kapının önünde buluverdi. Philadelphia'nın Eagles stadyumunda görevli bir kişi, Eagles futbol takımıyla ilgili küfürlü sözler sarf edip, bunu da Facebook sitesindeki arkadaşlarına iletince ertesi gün işinden oldu. İnternet güvenliği üzerine hizmet veren şirketlerden "Proofpoint" tarafından yapılan bir araştırma sonuçlarına göre, büyük Amerikan şirketlerinin en az yüzde 8'i çalışanların sosyal medya üzerindeki paylaşımını denetliyor. Bu rakamın giderek daha hızlı biçimde artmakta olduğu belirtiliyor.

8 Kasım 2010 Pazartesi

Google'dan Facebook'a sansür!


Bugüne kadar gmail kullanıcılarının contact (yani bağlantılı olduğu kişiler) bilgilerini diğer web siteleriyle paylaşan Google, Facebook'a artık sansür uygulamaya hazırlanıyor.
Google'ın bu kararının Facebook'un büyümesine ciddi bir darbe vurabileceği belirtiliyor.

Facebook'un inanılmaz bir hızla büyümesinde gmail kullanıcılarına yönelik bağlantı paylaşımlarının büyük bir rolü olduğuna inanan internet uzmanları, Google'ın Facebook'un "arkadaş bul" özelliğini gmail için engelleme hazırlığının, sosyal paylaşım devine oldukça ağır bir darbe vurabileceği inancında.

Google'ın Facebook'a yönelik bu kararının sebebi ise şirket tarafından büyütülmek istenen Google'ın kendi sosyal paylaşım ağları. Google yetkilileri bugün 500 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Facebook'un kurulduğu tarihten bu yana geçen 6 yılda gmail bağlantıları yoluyla oldukça büyük bir kullanıcı kitlesini network'üne kattığı inancında.

HEDEF FACEBOOK'A RAKİP SİTE
Daha önce Wall Street Journal'da yer alan bir haberde, Google'ın Playdom Inc,
Electronic Arts'a bağlı Playfish ve Zynga Game Network'le birlikte Facebook'a rakip bir sosyal paylaşım ağı oluşturmaya çalıştığı ve bunun için sadece Zynga'ya 100 milyon dolara yakın bir yatırım yaptığı belirtilmişti. Google'ın bu son hamlesi de "sosyal ağ" planının artık yürürlüğe sokulmaya başlandığı şeklinde yorumlanıyor.

7 Kasım 2010 Pazar

Cici Facebook.. Neden Youtube, Vimeo yasaklı da Facebook değil?


Necdet Çalışkan / HT Ekonomi
Sosyal paylaşım ağı Facebook’un Teknoloji Başkanı Bret Taylor, Facebook’un  Türkiye’den kullanımının çok ilgi çekici olduğunu belirterek “Birçok ülkede varız. Her ülkenin kanununa göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi.
FACEBOOK ÜLKE KANUNLARINA UYAR
ABD, İngiltere ve Endonezya’nın ardından Facebook kullanımında dünyada 4. sırada yer  alan Türkiye’nin kendileri için önemli olduğunu belirten Facebook Teknoloji Başkanı  (CTO) Bret Taylor, Türkiye’deki Youtube başta olmak üzere internet erişim yasaklarıyla  ilgili olarak “Facebook felsefi olarak iletişime açıklıktan yana. Birçok ülkede varız ve uluslararası bir şirket olarak her ülkenin kanunlarına göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi. New York’ta düzenlenen Web 2.0 Expo’da konuşan Taylor, “Türkiye’nin Facebook’taki uygulamaların geliştirilmesinde belirleyici bir rolü var” dedi.
Bret Taylor, “Türkiye’de yüksek Friendfeed ve Facebook kullanıcısı var. Oldukça sosyal  bir ülkesiniz. Bu çok ilgi çekici. Türkiye bizim başarımız için önemli bir ülke” diye konuştu.
ÜRÜNLERİN GELİŞİMİNE REHBERLİK YAPIYOR
Friendfeed’in kurucusu ve eski Google çalışanı olan ve kısa bir süre önce Facebook’ta  üst düzey yöneticilik yapan Taylor, Türkiye’de genç nüfusun yüksek olduğunu ve  kullanıcı potansiyeli ile dikkat çektiğini belirterek, Türkiye gibi yoğun Facebook kullanılan ülkelerin ürünlerin gelişiminde rehberlik yaptığını söyledi.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Acımasız av sahası: Sosyal Medya



Günümüzün hızlı ve yoğun yaşam tarzında eski usül sosyalleşme de kendine göre hayata entegre oldu ve sosyal medya denilen sanal mecra ortaya çıktı. İsmi ister Facebook, ister Twitter, ister myspace olsun bugün hemen herkesin bu online sahneye en önden bir bileti ve söyleyecek kendine göre bir tiradı var.

İnsan ruhunun deşarj olma, egoyu pohpohlama ve ahbaplık ihtiyaçlarını gayet güzel şekilde karşılayan bu siteler her ne kadar adı sanal osa da gerçek birer sosyalleşme mecrası oldu. Teknolojiye karşı ikircikli yaklaşan sınırlı sayıdaki bir kesim haricinde hemen herkesin balıklama atladığı bu kalabalık havuz, türlü keyifler ve faydalar barındırır görünse de karanlık yüzleri hala pek çok kişi tarafından bilinmiyor.

İKİ LAF EDELİM DERKEN SİBER SUÇA AV OLMAK
"Nasılsa sanal, nasılsa dosya yükleme veya açma sıkıntısı yok alt tarafı yazılı mesaj" diye düşünenelerin kendilerini naif bir şekilde ateşe attığı bu mecralar, aslında acımasız birer av sahası. Facebook, Twitter gibi bu sosyalleşme siteleri hackerların ve organize siber suç örgütlerinin artık en gözde bölgeleri.
Dikkatli olmayan bir kişinin "iki lafın belini kıralım" diye girdiği bu eğlence merkezleri, kişisel ve finansal bilgilerini kendi eliyle suçlulara sunduğu yerler olma potansiyeli taşıyor.

Bilişim güvenliği firmalarının yayınladıkları raporlarda da belirttikleri gibi günümüzde internet üzerinden yürütülen zararlı kod aktiviteleri için bir numaralı araç sosyal medya ya da sosyalleşme siteleri iken en sık rastlanan saldırılar da web tabanlı ataklar.

ACIMASIZ İŞLEYEN TEHLİKE ÇARKIBu av partisinde en önemli araç, bir anlamda yem görevi gören "phishing" (balık tutma, avlama) nitelikli emailler.
Kullanıcı e-mailini açtığında gerçeğinden farksız bir e-maille karşılaşıyor "Bilmem kim size bir mesaj gönderdi" ya da "Falanca size arkadaşlık teklifi yolladı" gibi içeriği olan bu e-mail bir kaç cümle ötesinde ateşten gömleği sırtınıza geçirmek için bekliyor oluyor.
"Bu isteği/mesajı görmek için aşağıdaki linke tıklayınız".
Kötü kalpli cadının elması gibi gayet leziz ve çekici görünen bu link zehrini saklamak için normal bir facebook, twitter, myspace vb uzantısından farksız onlarla aynı yazılış şeklini taşıyan bir link gibi görünüyor. Baktığınızda "www.facebook.com/...." gibi bir adres görüyorsunuz ama aslında o linke tıkladığınızda gittiğiniz sayfanın aslında Facebook'la yakından uzaktan alakası olmadığını bilmiyorsunuz.

Es kaza bu uzantıya tıklayan biri, yine vaat edilen internet sitesinin birebir benzeri bir sayfada kendini ve "Lütfen kullanıcı adınızı/emailinizi ve şifrenizi giriniz" isteğine bakarken buluyor. Görüntüde hiç bir şekilde şüpheye mahal verecek bir unsuru olmayan bu siteler en deneyimli kullanıcıyı bile aldatacak profesyonellikte, gerçeğinin ikizi gibi görünüyor.
Size vaat edilen mesajı, talebi vs görüntülemek için kullanıcı adınızı, e-posta adresinizi, şifrenizi girdiğinizde de iş işten geçmiş oluyor. Suçlular böylece ister hemen, ister sonradan kullanılmak üzere saklayacakları kişisel verilerinize ulaşmış oluyor.

HESAP CÜZDANINIZA ADIM ADIM YAKLAŞIYORLAR
Bu kullanılan yöntemlerden sadece bir tanesi. Bir diğerinde de bahsettiğim teknikle Facebook kullanıcısının hesabı ele geçiriliyor ve kullanıcının iletişim kurabileceği (arkadaşı ya da arkadaşının arkadaşı) kişiler tespit ediliyor. Daha sonra bu potansiyel isimlerden herhangi birinden gelmiş gibi görünen bir e-posta kullanıcıya gönderiliyor. Yine e-posta adresinde önceki yönteme benzer şekilde bir link bulunuyor.
Bu link genelde e-maili gönderen arkadaş tarafında tavsiye edilmiş bir web sitesi oluyor. E-mail'e inanan kullanıcı arkadaşının tavsiyesine uyup bu internet sitesine gitmek için içerikteki linke tıkladığında da genelde finanasal kaynaklarına elveda demek için ilk adımı atmış oluyor. Tıklanan link kullanıcıyı gerçekte herhangi bir web sitesine değil, zararlı bir kod içeren hacking sayfasına yönlendiriyor.
Saf kullanıcımız sitede gezinirken de bu zararlı kod bir güzel onun bilgisayarına sızıp yerleşiyor, böylece bundan sonra yaptığı her işlem suçlulara açık hale geliyor. Bu senaryo kapsamında arka planda gizlice izlendiğinizi bilmeden internet bankacılığını kullandığınızı veya kredi kartınızla online alışveriş yaptığınızı düşünün...

ADULT VİDEO YERİNE AKLINIZI OYNATMAYIN
Yine bir diğer yöntem ise direkt olarak kullanıcının zaaflarına hitap ediyor. Sosyalleşme sitelerinden gelmiş gibi görünen emailde kullanıcı yeni bir "adult" vidoyu izlemeye davet ediliyor. Kullanıcı videoyu izlemek için mesajdaki linke tıkladığında videoyu izlemek için bir oynatıcı yüklemesi gerektiği mesajı çıkıyor. Eğer video oynatıcıyı indirirseniz kendinize de dönülmez bir darbe indirmiş oluyorsunuz çünkü gerçekte yüklediğiniz hackerlar tarafından yazılmış zararlı kodun ta kendisi oluyor.

ASOSYAL OLMADAN NASIL KORUNULUR
 * İlk olarak her gelen e-maili, "her gördüğün sakallıyı..." atasözündeki gibi, güvenli sanmayın. İnternet ortamındaki ilk ve en önemli güvenlik silahı "şüpheci olmaktır".
E-mail'lerin içinde önerilen linkleri TIKLAMAYIN.
Meraktan çatlamamak için illa ki orada vaat edileni görmeniz gerekiyorsa üşenmeyin linkteki adresi internet çubuğuna kendiniz tıkır tıkır yazın. En güvenli yol her zaman gitmek istediğiniz internet sitesinin adresini kendinizin yazmasıdır.

* Oldu ya yanlışlıkla tıkladınız, gözünüzü internet çubuğundan ayırmayın ve adresi kontrol edin gerçek ve meşru bir adres asla "www.twitter.com" şeklinde olmayacaktır. Bu doğrudan av sahasına yönlendirildiğinizi gösterir. Yasal ve gerçek internet sitesinin adresi "http://twitter.com/" şeklinde çıkar.
Üyesi olduğunuz sosyalleşme sitelerinin adreslerine dikkat edin ve orijinalinini yazılışını bir şekilde hafızanıza kaydetmeye çalışın.

* Biliyorum ciddi bir eziyet olacak ama farklı şifreler kullanın; sosyal medya için atadığınız şifreler ile e-mailiniz'in şifreleri asla aynı olmasın.

Şifrenizi deneyimli kullanıcıların yaptığı gibi karmaşık kombinasyonlardan oluşturun, herkesin tahmin edebileceği gibi sevgilinizi isminden, araba plakanızdan, telefon numaranızdan veya doğumgünü tarihinizden değil. Karmaşık ve iyi bir şifre oluşturmak için şu adımları takip edin:
    * Oluşturacağınız şifre en az 8 haneli olmalı
    * Harf, rakam ve sembollerin karşımından oluşmalı
    * Mutlaka 1 tane büyük/kapital harf içermeli
    * Örnek vermek gerekirse: haberTürk2010!  @haberTürk2010

* Bilişim güvenliği sunan tanınmış firmaların internet sitelerini düzenli olarak ziyaret edin varsa konuyla ilgili e-posta bültenlerine üye olun. Norton, Kaspersky, AVG gibi siteler son çıkan tehlikeler ve sistemlerle ilgili sizi e-posta ile düzenl olarak bilgilendirirler.

* Son olarak da işletim sisteminizin güncel olmasına önem verin ve mutlaka bir internet güvenlik programı kullanın ve asla güncelleme ile yeniliklerin yüklenmesini ihmal etmeyin.

5 Kasım 2010 Cuma

E hani devlet?

Aradığınız devlete şu an ulaşılamıyor...
 
 

Devlet hizmetlerine istendiğinde internetten ulaşılması, kişisel verilerle iligli sorgulama yapılabilmesiı ve vatandaşların kendi işlerini daha rahat halledebilmesi için kurulan e-devlet sistemi 1 Kasım'dan itibaren SGK sorgulaması uygulamasıyla da yayında.
Oldukça iddialı bir şekilde hizmete sokulan sistem daha ilk günlerden sorun çıkartmaya başladı.
Vatandaşlar sistem üzerinden SGK verilerine ulaşamadıkları gibi, siteye erişmekte bile problem yaşıyor.
Bir şekilde turkiye.gov.tr adresine ulaşabilenler sadece SGK sayfalarını bulmakta zorlanmıyor ayrıca site arama modülünden arattıklarında da dahili sistem hatası yazılı uyarı ile karşılaşıyor.
Vatandaşlar SGK sayfası haricindeki sayfalarda da sorun yaşayabiliyor. Örneğin 'araç sorgulama modülü'ne de "sistem hatası var" denilerek bağlanılamıyor.

İnternet kullancı sayısının oldukça sınırlı olduğu düşünülünce, tüm e-ziyetine rağmen  e-devleti kullanmaya çalışan sınırlı sayıdaki vatandaşta sanal devlet kapısından eli boş dönüyor.

4 Kasım 2010 Perşembe

Cepten Facebook'a girenler dikkat!

Cep telefonundan Facebook'a bağlanan kullanıcıların keyfi kaçacak
 
Günümüzde internet üzerindeki hizmetlerin önem kazanması ve bilgi paylaşımın artması, kontrolsüz bir şekilde özel bilgilerin ortaya çıkması riskini de beraberinde getirdi.
Gizlilik endişelerinin temelinde kişisel bilgilere erişen şirketlerin bunları pazarlama amaçlı paylaşımı da yatıyor. Şimdi ortaya çıkan bir risk ise Facebook uygulamalarından kaynaklanıyor.
Facebook'a kolay erişim sunan iPhone ve Android uygulamaları kişisel bilgilere erişiyor. Facebook Sync isimli özelliğin cep telefonundaki telefon rehberini Facebook'a yüklediği iddiası oralığı karıştırdı. Guardian'ın iddiasına göre sadece Facebook arkadaşlarının bilgileri değil, herkesin bilgileri yükleniyor.
Esas sorun ise Facebook API üzerinden bu bilgilerin erişilebilir olması. Bu da Tom Scott'un internet sayfasında sergileniyor.