facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2011 Perşembe

Sosyal Medya Taciz Magdurları Tek Başına


Siber tacize maruz kalanlar yeterli destek alamamaktan yakınıyor. Depresyondan post travmatik bozukluğa kadar pek çok rahatsızlığa yakalanıyorlar



Dünyada giderek daha fazla öne çıkmaya aday tartışma konularından biri de siber taciz. Gün geçtikçe sayısı ve şiddeti artan siber taciz üniversite araştırma konusu olabiliyor ve hatta bu hususla etkin mücadele için yeni yasal düzenlemeler getirilmesi gerektiğine dair öneriler de ortaya atılmaya başlıyor. Bu konuda tartışmaların hararet kazandığı önde gelen ülkelerden biri de İngiltere;

'SİBER TACİZ MAĞDURLARINA YETERLİ DESTEK YOK'
Siber taciz veya çevrimiçi ortamda benzeri yasadışı davranışlara maruz kalanlar üzerine Bedfordshire Üniversitesi'ndeki Siber Taciz Ulusal Araştırma Merkezi'nin yaptığı araştırma, kurbanların yüzde 61'inin bu tür bir saldırıya maruz kaldıktan sonra yetkililerden ve servis sağlayıcılardan yeterli desteği almadıklarından yakındığını ortaya koydu.

SİBER TACİZ PEK 'GERÇEK' OLARAK ALGILANMIYOR
The Telgraph'a göre;araştırmacılar bu kayıtsızlığın nedenini, siber taciz ve benzeri rahatsızlık verici davranışların geleneksel taciz metodlarına göre daha az gerçekmiş gibi algılanmasına bağlıyor.

"Sosyal medya siber taciz konusunda daha fazlasını yapmalı" adlı makaleden;

OYSA ELLE TUTULUR OLUMSUZ ETKİLERİ VAR
"Fakat, bu kurban üzerinde çok gerçek bir etki doğurabilir. Bunun psikolojik etkileri yıkıcı olabilir. Kurbanın onu taciz eden kişi ile gerçekten karşılaşıp karşılaşmamasından bağımsız olarak, kanıtlanabilir pskilojik travma ve hasar yaratabilir" diyor araştırma.

HAYAL KIRIKLIĞI
Araştırma esnasında toplanan veri, siber tacize maruz kalan kurbanların yardım ve destek alamamaktan duyduğu hayal kırıklığını ortaya koyuyor. Kurbanlar  maruz kaldıkları bu tacizler sonucunda ilişkilerde kopuşlar, post travmatik bozukluklar ve depresyon gibi pek çok sıkıntıyla karşılaşıyor.

ÇAĞRI: PRATİK BİR YASAL DÜZENLEME
Merkezde araştırmayı yürütenler sosyal ağ şirketlerine bir çağrıda da bulunuyor.  Tacize nasıl ve ne kadar süratte cevap verilebileceği hususunda pratik yasal bir düzenleme oluşturulması.

İNGİLİZ PARLAMENTERLER DEĞERLENDİRİYOR
Böylesi bir yasanın oluşturulmasının gerekliliği ise giderek artan bir tartışma konusu haline geldi İngiltere'de. İngiliz parlamenterler de bu araştırmada elde edilen bulguları kendi parlamento araştırmalarının bir parçası olarak ele alıyor.

ERKEKLER VE KADINLAR SİBER TACİZDEN FARKLI ETKİLENİYOR
Çalışma ayrıca erkek ve kadın kurbanların siber tacizden farklı şekilde etkilendiklerini de gösteriyor. Erkekler daha çok isimlerinin zarar görmesinden kaygı duyarken, kadınlar daha çok fiziksel zarardan korkuyorlar.

Facebook ise kullanıcılarını korumak için sıkı şekilde çalıştığını ve onlara neredeyse sitesinin her bir sayfasında tacizi bildirmeleri için gereçler sağladığını söyledi.

12 Temmuz 2011 Salı

Facebook ta Video İle Tuzağa Dikkat.

Facebook'ta videolu görüşme yaptırdığını iddia eden bazı uygulamalar dolandırıcıların yeni taktiği oldu.

Facebook'ta tuzak!
Facebook ve Skype’ın bir araya gelerek kullanıcılara sunduğu video görüşme kısa sürede çokça kullanılmaya başlandı. Bu yoğun ilgi saldırganların da dikaktini çekti ve birçok dolandırıcı saldırı kullanıcıların karşısına çıkıyor.

Facebook Video Calling özelliğini kullanmak için resmi Facebook sayfasından uygun yazılımın yüklenmesine izin vermek gerekiyor. Bazı kullanıcılar için bu istek gerçeğe dönüşürken Facebook henüz tüm kullanıcılara bu hizmeti veremediği için bazıları bu hizmetten şimdilik yararlanamıyor.

BTnet.com.tr'nin aktardığına göre saldırganların yöntemindeyse bir uygulama doğrudan duvarınıza geliyor ya da bir arkadaşınızdan gönderilmiş gibi oluyor. Bu uygulamada video görüşmelerine izin ver seçeneği bulunuyor. Ancak uzmanlara göre işte bu seçeneğe tıklamamak gerekiyor.

Eğer mesaja tıklanırsa Facebook’ta yer alan sıradan uygulamalar gibi basit bilgilerinize erişimi, duvarınıza mesaj bırakmasına, arkadaşlarınızdan gelen haber akışına erişimi ve verinize her hangi bir zaman erişim için izin istiyor.

Eğer buna onay verirseniz tüm bilgileriniz kötü emellere alet olmak üzere saldırganların eline geçiyor. Ayrıca arkadaşlarınıza da uygulamayı önermiş oluyorsunuz. O nedenle Facebook görüntülü sohbet için çok acele etmeyin. http://www.facebook.com/videocalling adresinin dışından gelen kaynaklara da güvenmeyin.

25 Ocak 2011 Salı

Facebook Sizi Bilişim Suçlusu Yapabilir !

 
Hayatın içinden programında konuk olan bilişim suçları konusunda Uzman Avukat Doç Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu sosyal paylaşm sitelerindeki tehlikeleri anlattı.
 
 
Facebook'ta her an suç işleyebilirsiniz!!
"Herkes suç işleyebilir" diyen Yılmaz Yazıcıoğlu, facebook, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan videolarda bilmeden suç işlenebileceğini ve ceza alınabileceğini söyledi...

"Facebook'ta konulan grup fotoğraflarında arkadaşınız olsa da yazılı izin alın" diyen Yazıcıoğlu, Türkiye'de bu konuda çok dava olduğunu ve fotoğraf paylaşılanların ceza almasının yüksek olduğunu belirtti. Videoların da  şarkı, konser gibi telif haklarının önemli olduğunu ve dava açılırsa tazminat ödenebileceğine de dikkat çekti.

7 Aralık 2010 Salı

Güvenli Mesajlaşmak İçin Altın Kurallar.


Antivirüs geliştiricisi ESET’e göre hacker’ların yeni hedefi, anında  mesajlaşma yazılımları. Microsoft Live Messenger, Skype ya da Yahoo! Messenger gibi anında mesajlaşma programları, zararlı yazılımların yayılmaları için etkili birer araca dönüşebiliyor.
“Siber suçlular, potansiyel kurbanlarının bulaşıcı bağlantıları tıklamaları için her geçen gün yeni yöntemler uyguluyorlar” diyen ESET Virüs Araştırmacısı Pierre-Marc Bureau, bu yönde geliştirilen solucanlara karşı önlem alabilmek için 7 ipucu öneriyor.
ESET’in virüs araştırmacısı Pierre-Marc Bureau’ya göre anında mesajlaşma yazılımlarıyla yapılan saldırıların kullandığı yöntem aslında oldukça basit: “Kurban listesindeki kişilerin birinden bir link içeren mesajı alır, tıklar ve solucan bulaşır.” Solucanın ayrıca coğrafi lokalizasyon kullanarak, kurbanın diline uyum sağladığını belirten Bureau, “Hatta bazı durumlarda kurbanın ülkesindeki güncel haber ve olaylara atıfta bulunur. Bu tür gelişmiş teknikler en tedbirli kullanıcıları bile aldatabilir” uyarısını yapıyor. Anında mesajlaşma, zararlı yazılımların yayılmaları için çok etkili bir araç olarak biliniyor. Siber suçlular, potansiyel kurbanlarının bulaşıcı bağlantıları tıklamaları için her geçen gün yeni yöntemler uyguluyorlar.
ESET Virüs Araştırmacısı Pierre-Marc Bureau, anında mesajlaşma ile ilgili 7 altın kural öneriyor:
1. Anında mesajlaşma yazılımları aracılığı ile kişisel ve hassas bilgilerinizi kesinlikle göndermeyin. Özellikler kredi kartı bilgileriniz, banka detaylarınız, parolalarınız ve telefon veya adres gibi kişisel bilgilerinizi mesaj ile göndermeyin.
2. Diğer hesaplarınız gibi anında mesajlaşma hesabınızın da güçlü bir parolası olmalı. Farklı hesaplar ve bankacılık, e-posta gibi çevrimiçi servisler için mutlaka farklı parolalar kullanın. Aynı parolayı tekrar tekrar kullanmayın. Halka açık bir yerden internete bağlanıyorsanız otomatik oturum açma özelliğini mutlaka devre dışı bırakın.
3. Çevrimiçi tanıştığınız insanlar ile gerçek hayatta buluşmaktan kaçının. İlla buluşmak istiyorsanız yanınızda tanıdığınız birini de götürün.
4. Web kameranızı kullanmadınız zamanlarda kapatın. Bazı zararlı yazılım türleri kendi kameranızı sizi izlemek için kullanabilir. Dahili bir kameranız var ise
5. Tanımadığınız birinden gelen resimleri kesinlikle açmayın, dosyaları indirmeyin ve linklere tıklamayın. Tanıdığınız birinden gelse bile şüpheli linklere tıklamayın, dosyaları açmayın. Gelen dosya önemliyse gönderenden doğrulamasını isteyin.
6. Tanımadığınız kişilerden gelen mesajları yanıtlamayın. Biri sizi listesine eklemek isterse ve bu kişiyi tanımıyorsanız öneriyi reddedin.
7. İstenmeyen mesajları engelleyin. Yabancılardan gelen mesajları ve spam’leri engellemek sandığınızdan kolay. Hemen her anında mesajlaşma yazılımının kişi listesi oluşturma özelliği bulunuyor

23 Kasım 2010 Salı

Facebook Takip Merkezi


Florida'da bir kadın borç aldığı şirketin kendisini Facebook'ta taciz ettiği iddiasıyla dava açacağını söyledi



Araba almak için 362 dolar borçlanan Melanie Beacham adlı kadına 'borcunuzu ödeyin' diye mesaj gönderildi. Fakat bu mesaj kişiye ne telefonla ne de mail yoluyla iletildi. Alacaklı firma, ulaşamadığı müşterisinin izine 'facebook'ta rastladı. İşte bütün hikaye bundan sonra başlıyor. Beacham'ın iddiasına göre alacaklı firma Facebook'ta duvarına borcunu ödemesi konusunda iletiler göndererek kendisini sık sık rahatsız etmeye başladı. MarkOne LLC adlı borç tahsilat şirketi ayrıca aile üyelerine, kadının derhal şirketi araması için Facebook üzerinden çağrı yaptı.
ÖZEL HAYATI İHLAL
Genç kadın, şirketin adresini tam olarak bilmesine rağmen, kendisine ve ailesine ulaşmak için Facebook'u kullanması karşısında şok olduğunu söyledi. 34 yaşındaki  Beacham, aile üyelerine karşı küçük düşürüldüğünü de sözlerine ekledi. Genç kadın bu kapsamda şirkete karşı dava açmaya hazırlanıyor. Beacham'ın avukatı firmanın özel hayatı ihlal ettiğini söyledi. Florida'nın tüketici koruma kanunu kişilerden taciz yöntemiyle tahsilatı yasaklıyor.

Tahsilat acentesi ise yanlış yaptıkları iddiasını reddediyor. Fakat firma tahsildarların Facebook'la iletişimi, kişilerin cevap vermemesi halinde, kullandıklarını kabul etti. Buna göre firma, Facebook'u mektuplaşmayla ve telefon aramasıyla eş tutuyor.

17 Kasım 2010 Çarşamba

iPhone ve Blackberry'e Şaşırtan Darbe







Sonunda birileri duruma el koydu ve bu çılgınlığa dur dedi!
Hemen her gün piyasaya düşen, yeni bir özelliğe sahip, ya da var olanı uç sınırlara çeken telefon haberlerinin bombardımanı altında yaşayıp, sahip olduğumuz telefon hakkında "acaba bunu almakla hata mı yaptım" diye düşünmeye zorlandığımız bir  çağda yaşıyoruz.
Belki ilk başlarda keyifli olan bu taşınabilinir teknoloji cenneti durumu sanırım benim gibi başkalarının da sinirini bozmaya başlamış olmalı ki "telefonumu geri verin!" deme ihtyiacı duymuşlar.
Hollandalı John Doe isimli reklam ve tasarım ajansı ekibi "sadece konuşmaya" yarayan bir telefon üretti, adını da kendilerine ithaf ederek John's Phone koydu.
Sadece konuşmak derken tam olarak da kastedilen bu çünkü telefonla bırakın fotoğraf çekip, internete girmeyi, mesaj bile gönderemiyorsunuz.
Konuşmaktan başka yapabileceğiniz tek şey "adres defteri"ne kayıt girmek o da zaten telefonun içinde değil üstünde. Telefonun arkasına yerleştirilmiş kağıttan bir adres defteri ve kalemi bulunuyor, numaralarınızı oraya kaydediyorsunuz.
Şaka gibi değil mi? Ama değil. İlk başta saçma gelebilen böyle bir telefon fikri düşündükçe çekici bir hal alıyor; en azından bana çekici geldiği kesin.
Dünyanın en basit cep telefonu olarak lanse edilen "John's Phone"un özelliklerine şöyle bir göz atalım (acaba kaç satır çıkacak?)
1- Bu telefonla alışma, öğrenme derdiniz olmaz çünkü zaten öğrenilecek bir özelliği yok. Zaten yapıp yapabileceğiniz işlemler sınırlı, arama yapma, çağrı kabul etme, tuş kilidi açma-kapama, sesi arttırıp azaltma.
2- Yaşlılar ve çocuklar için gerekli olacağı düşünülmüş hızlı arama özelliği var. İstediğiniz tuşa numara atayabiliyorsunuz.
3- Ekrana yer ayırma derdi olmadığı için tuşlar olabildiğince büyük ve basması kolay şekilde tasarlanmış.
4- John's Phone'un başka hiçbir telefonda olmayan bir telefon defteri var. Özellikle belli yaş üzeri kullanıcının hoşuna gidebilecek eski usül kalemli telefon defteri telefonun arkasındaki kapaklı bir bölmeye konmuş.
Telefonunuz kapalı olsa bile adres ve telefonlarınızı güncelleyip, değiştirebiliyorsunuz, ne hoş değil mi? :)

5- Quad-band özelliği dünyanın farklı yerlerinde farklı alt yapılarda kullanılabilmeyi sağlıyor. Lakin 3G'li olmadığı için alt yapısı 3G olan Japonya ve Güney Korede bu telefonu kullanamıyorsunuz.
6- Karar vermekle uğraşmayın "o mu bu mu" diye sıkılmayın diye bu telefonda bir tane basit bir zil sesi var (Evet 1). Tek yapmanız gereken ayar, hangi seviyede çalacağı ile ilgili ki o da zaten 3 seçenekli: Yüksek, normal, sessiz.
7- Tüm zil sesi seviyeleri ile birlikte çalışabilen titreşim özelliği unutulmamış neyse ki.
8- Arayan numarayı gösteren mini ekran telefonun tepe kenarında. Tıpkı çağrı cihazlarının ekranlarına benzeyen göstergedeki rakamlar yeterince büyük ve okunaklı.
9- Telefonun en güzel yönlerinden biri müthiş enerji-verimliliği (1200 mAh). Bekleme modunda şarj etmeden 3 haftadan fazla çalışabiliyor. Elbette bunda pil tüketecek bir özelliğinin olmaması da etkili. Mini ekranda pil dolu olduğunda net bir şekilde görülebilen JOHNS yazısı şarj azaldıkça silikleşmeye başlıyor. Şarjı tükendiğinde tek gördüğünüz J harfi ve yanındaki LOW ibaresi oluyor.

10- Firma şarj etme şekli konusunda oldukça esnek davranmış. Telefonla birlikte gelen adaptör ve kabloları kullanarak ister elektrik prizinden, ister USB ile bilgisayardan şarj edebiliyorsunuz.
11- İşte telefonun en über-tekno özelliği: Eller serbest (hands-free) arama yapılabiliyor. Ama sizi yanıltmış olmayayım çünkü burada bahsedilen sesi dışarı vermek suretiyle bir arama değil, telefonla gelen kulaklık setini kullanarak ellerinizi serbest bırakan arama tarzı.
12- Telelonun ölçüleri gayet makul 10.5 x 6 x 1.5 cm, ağırlığı da 95 gram.
13- Telefonun uzun ömürlü ve suya dayanıklı olması için yapımında yüksek kalite plastik kullanılmış.
14- Telefonun 5 farklı renkte seçeneği var.
Dikkatimi çeken bir özelliği daha sizinle paylaşayım: Çağrı başlatma ve sonlandırma tuşları (bkz. foto) oldukça yaratıcı.


Eğer bu telefona karşı ilgi besliyorsanız Hollanda'dan veya internet üzerinden temin edebilirsiniz. Satış fiyatı 70 Euro civarında.

Facebook Yüzünden İşten Kovulanlar Artıyor !!


Onun yüzünden işini kaybedenlerin sayısında büyük oranda artış var.

İnternet sosyal paylaşım siteleri iletişim çağının vazgeçilmezi olsa da, işverenlerin her zaman bu işe sempatiyle bakmadığı ortaya çıktı. Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşımların en yoğun yaşandığı ülkelerin başında gelen Amerika'da pek çok insan sırf bu nedenle işinden kovulunca, sokak dilinde "Facebook Kovulması" (Facebook fired) diye yeni bir İngilizce deyim türetildi.

Son iki aydır Facebook yüzünden işini kaybedenlerin sayısında artış var. Connecticut'ta bir hastane görevlisi Facebook sitesine patronuyla ilgili olarak "bu adam kaçık" anlamına gelen bir takım tıbbi referanslar yazınca işini kaybediverdi. New York'ta bir okulda çalışan 3 öğretmen, öğrencileriyle Facebook aracılığıyla iletişim kuruyordu. Ancak okul yönetimi Facebook mesajlarının içeriğini uygunsuz bularak öğretmenlerin işine son verdi. McDonald's çalışanı bir kadın, yine Facebook'ta işyeri müdürü aleyhine argo sözler sarf edince "kovuldunuz" mesajı gelmekte gecikmedi.

İşten atılmaların en ilginçlerinden biri Cisco'da yaşandı. Kendisi de iletişim ve İnternet hizmeti sunan bir şirket olan Cisco'da çalışmaya başlayan genç, işe alınma sevincini Twitter mesajıyla paylaşmak için, "her ne kadar işten nefret etsem de, verilen ücret fena değil" diye duygularını dile getirince anında yeni patronundan "işini sevmeyen biriyle çalışamam, güle güle" mesajıyla kendisini kapının önünde buluverdi. Philadelphia'nın Eagles stadyumunda görevli bir kişi, Eagles futbol takımıyla ilgili küfürlü sözler sarf edip, bunu da Facebook sitesindeki arkadaşlarına iletince ertesi gün işinden oldu. İnternet güvenliği üzerine hizmet veren şirketlerden "Proofpoint" tarafından yapılan bir araştırma sonuçlarına göre, büyük Amerikan şirketlerinin en az yüzde 8'i çalışanların sosyal medya üzerindeki paylaşımını denetliyor. Bu rakamın giderek daha hızlı biçimde artmakta olduğu belirtiliyor.

Facebook'ta Yeni Hizmet Başlıyor.


Artık e-posta işine de girmeye hazırlanıyorlar...

Facebook, internet üzerinden iletişimde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Facebook, elektronik posta ve sanal sohbet gibi tüm elektronik iletişim araçlarını tek bir çatı altında toplayan bir platform geliştirdi. Yeni platformun tanıtımını da Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg yaptı.

'Facebook.com' uzantılı elektronik posta adresi alan kullanıcılar bu adres ile hem e-postalarına hem de Facebook'daki mesajlarına erişebilecek. Akşam'ın haberine göre, kullanıcının posta kutusunu istediği gibi kişiselleştirmesine olanak sağlayan platform, gelen mesajları önem sırasına göre otomatik olarak sınıflandıracak. Platform üzerinden sanal sohbet de mümkün olacak. Milyonlarca kullanıcının merakla beklediği platformun, G-mail, Hotmail ve Yahoo gibi elektronik posta devlerine rakip olması bekleniyor.

8 Kasım 2010 Pazartesi

Google'dan Facebook'a sansür!


Bugüne kadar gmail kullanıcılarının contact (yani bağlantılı olduğu kişiler) bilgilerini diğer web siteleriyle paylaşan Google, Facebook'a artık sansür uygulamaya hazırlanıyor.
Google'ın bu kararının Facebook'un büyümesine ciddi bir darbe vurabileceği belirtiliyor.

Facebook'un inanılmaz bir hızla büyümesinde gmail kullanıcılarına yönelik bağlantı paylaşımlarının büyük bir rolü olduğuna inanan internet uzmanları, Google'ın Facebook'un "arkadaş bul" özelliğini gmail için engelleme hazırlığının, sosyal paylaşım devine oldukça ağır bir darbe vurabileceği inancında.

Google'ın Facebook'a yönelik bu kararının sebebi ise şirket tarafından büyütülmek istenen Google'ın kendi sosyal paylaşım ağları. Google yetkilileri bugün 500 milyondan fazla kullanıcısı bulunan Facebook'un kurulduğu tarihten bu yana geçen 6 yılda gmail bağlantıları yoluyla oldukça büyük bir kullanıcı kitlesini network'üne kattığı inancında.

HEDEF FACEBOOK'A RAKİP SİTE
Daha önce Wall Street Journal'da yer alan bir haberde, Google'ın Playdom Inc,
Electronic Arts'a bağlı Playfish ve Zynga Game Network'le birlikte Facebook'a rakip bir sosyal paylaşım ağı oluşturmaya çalıştığı ve bunun için sadece Zynga'ya 100 milyon dolara yakın bir yatırım yaptığı belirtilmişti. Google'ın bu son hamlesi de "sosyal ağ" planının artık yürürlüğe sokulmaya başlandığı şeklinde yorumlanıyor.

7 Kasım 2010 Pazar

Cici Facebook.. Neden Youtube, Vimeo yasaklı da Facebook değil?


Necdet Çalışkan / HT Ekonomi
Sosyal paylaşım ağı Facebook’un Teknoloji Başkanı Bret Taylor, Facebook’un  Türkiye’den kullanımının çok ilgi çekici olduğunu belirterek “Birçok ülkede varız. Her ülkenin kanununa göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi.
FACEBOOK ÜLKE KANUNLARINA UYAR
ABD, İngiltere ve Endonezya’nın ardından Facebook kullanımında dünyada 4. sırada yer  alan Türkiye’nin kendileri için önemli olduğunu belirten Facebook Teknoloji Başkanı  (CTO) Bret Taylor, Türkiye’deki Youtube başta olmak üzere internet erişim yasaklarıyla  ilgili olarak “Facebook felsefi olarak iletişime açıklıktan yana. Birçok ülkede varız ve uluslararası bir şirket olarak her ülkenin kanunlarına göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi. New York’ta düzenlenen Web 2.0 Expo’da konuşan Taylor, “Türkiye’nin Facebook’taki uygulamaların geliştirilmesinde belirleyici bir rolü var” dedi.
Bret Taylor, “Türkiye’de yüksek Friendfeed ve Facebook kullanıcısı var. Oldukça sosyal  bir ülkesiniz. Bu çok ilgi çekici. Türkiye bizim başarımız için önemli bir ülke” diye konuştu.
ÜRÜNLERİN GELİŞİMİNE REHBERLİK YAPIYOR
Friendfeed’in kurucusu ve eski Google çalışanı olan ve kısa bir süre önce Facebook’ta  üst düzey yöneticilik yapan Taylor, Türkiye’de genç nüfusun yüksek olduğunu ve  kullanıcı potansiyeli ile dikkat çektiğini belirterek, Türkiye gibi yoğun Facebook kullanılan ülkelerin ürünlerin gelişiminde rehberlik yaptığını söyledi.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Acımasız av sahası: Sosyal Medya



Günümüzün hızlı ve yoğun yaşam tarzında eski usül sosyalleşme de kendine göre hayata entegre oldu ve sosyal medya denilen sanal mecra ortaya çıktı. İsmi ister Facebook, ister Twitter, ister myspace olsun bugün hemen herkesin bu online sahneye en önden bir bileti ve söyleyecek kendine göre bir tiradı var.

İnsan ruhunun deşarj olma, egoyu pohpohlama ve ahbaplık ihtiyaçlarını gayet güzel şekilde karşılayan bu siteler her ne kadar adı sanal osa da gerçek birer sosyalleşme mecrası oldu. Teknolojiye karşı ikircikli yaklaşan sınırlı sayıdaki bir kesim haricinde hemen herkesin balıklama atladığı bu kalabalık havuz, türlü keyifler ve faydalar barındırır görünse de karanlık yüzleri hala pek çok kişi tarafından bilinmiyor.

İKİ LAF EDELİM DERKEN SİBER SUÇA AV OLMAK
"Nasılsa sanal, nasılsa dosya yükleme veya açma sıkıntısı yok alt tarafı yazılı mesaj" diye düşünenelerin kendilerini naif bir şekilde ateşe attığı bu mecralar, aslında acımasız birer av sahası. Facebook, Twitter gibi bu sosyalleşme siteleri hackerların ve organize siber suç örgütlerinin artık en gözde bölgeleri.
Dikkatli olmayan bir kişinin "iki lafın belini kıralım" diye girdiği bu eğlence merkezleri, kişisel ve finansal bilgilerini kendi eliyle suçlulara sunduğu yerler olma potansiyeli taşıyor.

Bilişim güvenliği firmalarının yayınladıkları raporlarda da belirttikleri gibi günümüzde internet üzerinden yürütülen zararlı kod aktiviteleri için bir numaralı araç sosyal medya ya da sosyalleşme siteleri iken en sık rastlanan saldırılar da web tabanlı ataklar.

ACIMASIZ İŞLEYEN TEHLİKE ÇARKIBu av partisinde en önemli araç, bir anlamda yem görevi gören "phishing" (balık tutma, avlama) nitelikli emailler.
Kullanıcı e-mailini açtığında gerçeğinden farksız bir e-maille karşılaşıyor "Bilmem kim size bir mesaj gönderdi" ya da "Falanca size arkadaşlık teklifi yolladı" gibi içeriği olan bu e-mail bir kaç cümle ötesinde ateşten gömleği sırtınıza geçirmek için bekliyor oluyor.
"Bu isteği/mesajı görmek için aşağıdaki linke tıklayınız".
Kötü kalpli cadının elması gibi gayet leziz ve çekici görünen bu link zehrini saklamak için normal bir facebook, twitter, myspace vb uzantısından farksız onlarla aynı yazılış şeklini taşıyan bir link gibi görünüyor. Baktığınızda "www.facebook.com/...." gibi bir adres görüyorsunuz ama aslında o linke tıkladığınızda gittiğiniz sayfanın aslında Facebook'la yakından uzaktan alakası olmadığını bilmiyorsunuz.

Es kaza bu uzantıya tıklayan biri, yine vaat edilen internet sitesinin birebir benzeri bir sayfada kendini ve "Lütfen kullanıcı adınızı/emailinizi ve şifrenizi giriniz" isteğine bakarken buluyor. Görüntüde hiç bir şekilde şüpheye mahal verecek bir unsuru olmayan bu siteler en deneyimli kullanıcıyı bile aldatacak profesyonellikte, gerçeğinin ikizi gibi görünüyor.
Size vaat edilen mesajı, talebi vs görüntülemek için kullanıcı adınızı, e-posta adresinizi, şifrenizi girdiğinizde de iş işten geçmiş oluyor. Suçlular böylece ister hemen, ister sonradan kullanılmak üzere saklayacakları kişisel verilerinize ulaşmış oluyor.

HESAP CÜZDANINIZA ADIM ADIM YAKLAŞIYORLAR
Bu kullanılan yöntemlerden sadece bir tanesi. Bir diğerinde de bahsettiğim teknikle Facebook kullanıcısının hesabı ele geçiriliyor ve kullanıcının iletişim kurabileceği (arkadaşı ya da arkadaşının arkadaşı) kişiler tespit ediliyor. Daha sonra bu potansiyel isimlerden herhangi birinden gelmiş gibi görünen bir e-posta kullanıcıya gönderiliyor. Yine e-posta adresinde önceki yönteme benzer şekilde bir link bulunuyor.
Bu link genelde e-maili gönderen arkadaş tarafında tavsiye edilmiş bir web sitesi oluyor. E-mail'e inanan kullanıcı arkadaşının tavsiyesine uyup bu internet sitesine gitmek için içerikteki linke tıkladığında da genelde finanasal kaynaklarına elveda demek için ilk adımı atmış oluyor. Tıklanan link kullanıcıyı gerçekte herhangi bir web sitesine değil, zararlı bir kod içeren hacking sayfasına yönlendiriyor.
Saf kullanıcımız sitede gezinirken de bu zararlı kod bir güzel onun bilgisayarına sızıp yerleşiyor, böylece bundan sonra yaptığı her işlem suçlulara açık hale geliyor. Bu senaryo kapsamında arka planda gizlice izlendiğinizi bilmeden internet bankacılığını kullandığınızı veya kredi kartınızla online alışveriş yaptığınızı düşünün...

ADULT VİDEO YERİNE AKLINIZI OYNATMAYIN
Yine bir diğer yöntem ise direkt olarak kullanıcının zaaflarına hitap ediyor. Sosyalleşme sitelerinden gelmiş gibi görünen emailde kullanıcı yeni bir "adult" vidoyu izlemeye davet ediliyor. Kullanıcı videoyu izlemek için mesajdaki linke tıkladığında videoyu izlemek için bir oynatıcı yüklemesi gerektiği mesajı çıkıyor. Eğer video oynatıcıyı indirirseniz kendinize de dönülmez bir darbe indirmiş oluyorsunuz çünkü gerçekte yüklediğiniz hackerlar tarafından yazılmış zararlı kodun ta kendisi oluyor.

ASOSYAL OLMADAN NASIL KORUNULUR
 * İlk olarak her gelen e-maili, "her gördüğün sakallıyı..." atasözündeki gibi, güvenli sanmayın. İnternet ortamındaki ilk ve en önemli güvenlik silahı "şüpheci olmaktır".
E-mail'lerin içinde önerilen linkleri TIKLAMAYIN.
Meraktan çatlamamak için illa ki orada vaat edileni görmeniz gerekiyorsa üşenmeyin linkteki adresi internet çubuğuna kendiniz tıkır tıkır yazın. En güvenli yol her zaman gitmek istediğiniz internet sitesinin adresini kendinizin yazmasıdır.

* Oldu ya yanlışlıkla tıkladınız, gözünüzü internet çubuğundan ayırmayın ve adresi kontrol edin gerçek ve meşru bir adres asla "www.twitter.com" şeklinde olmayacaktır. Bu doğrudan av sahasına yönlendirildiğinizi gösterir. Yasal ve gerçek internet sitesinin adresi "http://twitter.com/" şeklinde çıkar.
Üyesi olduğunuz sosyalleşme sitelerinin adreslerine dikkat edin ve orijinalinini yazılışını bir şekilde hafızanıza kaydetmeye çalışın.

* Biliyorum ciddi bir eziyet olacak ama farklı şifreler kullanın; sosyal medya için atadığınız şifreler ile e-mailiniz'in şifreleri asla aynı olmasın.

Şifrenizi deneyimli kullanıcıların yaptığı gibi karmaşık kombinasyonlardan oluşturun, herkesin tahmin edebileceği gibi sevgilinizi isminden, araba plakanızdan, telefon numaranızdan veya doğumgünü tarihinizden değil. Karmaşık ve iyi bir şifre oluşturmak için şu adımları takip edin:
    * Oluşturacağınız şifre en az 8 haneli olmalı
    * Harf, rakam ve sembollerin karşımından oluşmalı
    * Mutlaka 1 tane büyük/kapital harf içermeli
    * Örnek vermek gerekirse: haberTürk2010!  @haberTürk2010

* Bilişim güvenliği sunan tanınmış firmaların internet sitelerini düzenli olarak ziyaret edin varsa konuyla ilgili e-posta bültenlerine üye olun. Norton, Kaspersky, AVG gibi siteler son çıkan tehlikeler ve sistemlerle ilgili sizi e-posta ile düzenl olarak bilgilendirirler.

* Son olarak da işletim sisteminizin güncel olmasına önem verin ve mutlaka bir internet güvenlik programı kullanın ve asla güncelleme ile yeniliklerin yüklenmesini ihmal etmeyin.

5 Kasım 2010 Cuma

E hani devlet?

Aradığınız devlete şu an ulaşılamıyor...
 
 

Devlet hizmetlerine istendiğinde internetten ulaşılması, kişisel verilerle iligli sorgulama yapılabilmesiı ve vatandaşların kendi işlerini daha rahat halledebilmesi için kurulan e-devlet sistemi 1 Kasım'dan itibaren SGK sorgulaması uygulamasıyla da yayında.
Oldukça iddialı bir şekilde hizmete sokulan sistem daha ilk günlerden sorun çıkartmaya başladı.
Vatandaşlar sistem üzerinden SGK verilerine ulaşamadıkları gibi, siteye erişmekte bile problem yaşıyor.
Bir şekilde turkiye.gov.tr adresine ulaşabilenler sadece SGK sayfalarını bulmakta zorlanmıyor ayrıca site arama modülünden arattıklarında da dahili sistem hatası yazılı uyarı ile karşılaşıyor.
Vatandaşlar SGK sayfası haricindeki sayfalarda da sorun yaşayabiliyor. Örneğin 'araç sorgulama modülü'ne de "sistem hatası var" denilerek bağlanılamıyor.

İnternet kullancı sayısının oldukça sınırlı olduğu düşünülünce, tüm e-ziyetine rağmen  e-devleti kullanmaya çalışan sınırlı sayıdaki vatandaşta sanal devlet kapısından eli boş dönüyor.

4 Kasım 2010 Perşembe

Cepten Facebook'a girenler dikkat!

Cep telefonundan Facebook'a bağlanan kullanıcıların keyfi kaçacak
 
Günümüzde internet üzerindeki hizmetlerin önem kazanması ve bilgi paylaşımın artması, kontrolsüz bir şekilde özel bilgilerin ortaya çıkması riskini de beraberinde getirdi.
Gizlilik endişelerinin temelinde kişisel bilgilere erişen şirketlerin bunları pazarlama amaçlı paylaşımı da yatıyor. Şimdi ortaya çıkan bir risk ise Facebook uygulamalarından kaynaklanıyor.
Facebook'a kolay erişim sunan iPhone ve Android uygulamaları kişisel bilgilere erişiyor. Facebook Sync isimli özelliğin cep telefonundaki telefon rehberini Facebook'a yüklediği iddiası oralığı karıştırdı. Guardian'ın iddiasına göre sadece Facebook arkadaşlarının bilgileri değil, herkesin bilgileri yükleniyor.
Esas sorun ise Facebook API üzerinden bu bilgilerin erişilebilir olması. Bu da Tom Scott'un internet sayfasında sergileniyor.

2 Kasım 2010 Salı

Facebook’tan, Ayrılan Sevgililer İçin Çok Özel Hizmet.

Birbirlerinin fotoğraflarını hiç görmeyecekler...
  FACEBOOK’ta, eski sevgililerinin  fotoğraflarını       görmek istemeyen kullanıcılar için yeni bir uygulama geliştirildi. Facebook’un Proje Müdürü Sam Odio, Facebook profillerinde birbirleriyle ilişkide olduklarını beyan eden ancak daha sonra ayrılan çiftlerin, birbirlerinin yüklediği fotoğrafları görmeme seçeneklerinin bulunduğunu açıkladı. Odio bunun için, Facebook’ta ilişkide olduklarını profillerinden açıklayan kullanıcıların ilişki durumlarının kaydedildiğini söyledi.



Youtube'dan son bomba! Videolar Geri Yüklendi.

SELİN KUNT
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
skunt@haberturk.com

Yılan hikayesine dönen Youtube'a erişimin engellemesi konusunda yeni bir gelişme var.
Biraz önce Youtube yetkililerinden emailime gelen açıklamada bir önceki haberimde bahsettiğim incelemelerinin sona erdiği videoların yayından kaldırılmasını talebini reddettikleri belirtiliyor.

Yani videolar onların politikalarına aykırı değil dolayısıyla yayından kaldırılmalarına gerek yok (bahse konu videoların Atatürk'ü iğrenç şekilde gösterecek şekilde bilgisayar ortamında hazırlanmış homoseksüellik ve cinsel içerikli görüntüler olduğunu bir kere daha hatırlatmak isterim, demek ki Yotutube'un politikaları bunları hoş görüyor öğrenmiş olduk, ne âlâ).

İşin bir de başka kısmı var ki tuhaflık burada başlıyor (zurnanın zırt dediği yer derler ya işte tam öyle). Gönderilen açıklamada "Türkiye kanunları" ve "şikayete konu olan videoların telif haklarının alınması" ile ilgili oldukça imalı ifadeler yer alıyor. Videoların telif haklarını alarak kaldırılması talebinde bulunan şirketin arkasında bizzat Türk devletinin bulunduğu vurgulaması bana oldukça ilginç geldi. Bir önceki açıklamasında erişim engellemenin kaldırılması heyecanını kullanıcıların kursağında bırakacak gibi görünen firma, demek ki bu karar sonucunda erişim engellemenin geri gelebilme ihtimalinin sorumluluğunu üstüne almaktan korkmuş,suçu başkasına atmaya çalışan yaramaz çocuk gibi duruma uygun bir kılıf bulmuş.

Bu konuyla ilgili söyleyecek çok şey, yapacak çok yorum var da şimdilik biraz olan biteni izlemeyi tercih ediyorum. Ama şunu belirtmek isterim ki hala imalı da olsa Türkiye'yi kötü göstermeye çalışan Youtube'un tavrını samimi bulmuyorum.

Neyse sizi Youtube yetkililerinin açıklaması ile başbaşa bırakıyorum, herkes yorumunu kendisi yapsın:

"Geçtiğimiz haftasonu YouTube hakkındaki erişimi engelleme kararı Türk mahkemesi tarafından kaldırıldı ve Türkiye’deki kullanıcılar 2 yıl gibi bir süre sonrasında tekrar siteye erişim imkanına sahip oldular.
Erişim engelleme kararı, küresel çapta bir hizmetimiz olan YouTube.com’da bulunan, Türk kanunları kapsamında yasalara aykırı sayılan fakat halihazırda Türkiye’deki kullanıcıların erişimine kapatmış olduğumuz bir takım videoların global olarak siteden kaldırılması talebi sonucunda işleme konmuştu.
Bu talebi, Türkiye kanunlarının Türkiye dışında geçerli kılınma zorunluluğu olmadığına inandığımızdan geri çevirdik.

Erişim engelleme kararı, Türkiye’de İnternet Kurulu tarafından Almanya’da bulunan bir şirketin mevcut ‘otomatik telif hakları şikayet’ mekanizmasını kullanarak, YouTube.com’dan söz konusu videoları silmesi sonucunda kaldırılmıştır.
Konuyu araştırdığımızda, bu videoların telif hakları politikamızı ihlal etmediği sonucuna vardık ve videolar Türkiye’den ulaşılamayacak bir şekilde yeniden siteye yüklendi.
Türkiye’deki kullanıcılarımızın YouTube’a sorunsuz bir şekilde erişmeye devam edebilmelerini diliyoruz"

30 Ekim 2010 Cumartesi

Apple'a erotik içerikli dava!


Kendi kendine aynada pozlar veren kızın görüntülerini kullandılar. Genç kız 1 milyon dolar istiyor!
26 Ekim 2010 Salı, 09:53:25
ABD’de yaşayan Rebbeca Battino (19), kendi çektiği fotoğraflarını izin almadan dijital dosya indirme sistemi iTunes’daki erotik içerikli bir uygulamada kullanan bilgisayar devi Apple’a tazminat davası açtı.

Battino, 16 yaşındayken kendi kendine aynada poz vererek çektiği fotoğrafların Apple tarafından kullanılmasının ardından internette hızla yayıldığını ve kendisine para teklif edilmediğini söyledi.

Genç kız Apple’a ve “eXtreme Cam Girls” adlı uygulamayı geliştiren Samba Studios şirketine toplam 1 milyon dolarlık tazminat davası açtı. Genç kızın şikâyeti üzerine Apple, uygulamayı iTunes’dan kaldırdı. Samba Studios’un görüntüleri nereden bulduğunu bilmediğini söyleyen Battino, “Fotoğraflarımdan utanmıyorum. Ancak Samba Studios’un bana para vermeden görüntülerimi kullanmalarından rahatsızlık duydum. Apple’ın da izinsiz fotoğraflar kullanan bir uygulamaya yer vermesine şaşırdım” dedi.

Blackberry resti gördü


"Kriptolama anahtarlarını sağlama yetisine sahip değiliz."
27 Ekim 2010 Çarşamba, 08:35:35
Türkiye’de yeni çıkan yasayla kripto kodlarını Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurum’na (BTK) vermek zorunda kalan BlackBerry’nin üreticisi Research In Motion (RIM), yasal erişim gereksinimleri için ülkelere özel anlaşmalar tanımayan tutarlı bir global standart sürdürüldüğünü açıkladı

Bu gelişmenin ardından yakında Blackberry cihazlardan başta e-posta mesajlaşmaları olmak üzere anlık mesajlaşma (BlackBerry messenger) ve internet hizmetlerine erişim engeli gelmesi bekleniyor. Milliyet'in haberine göre, BTK Başkanı Tayfun Acarer, kurum olarak yürütme organı olduklarını ve yasaları uygulamak zorunda olduklarını açıklamıştı.

RIM’den konuyla ilgili açıklama taleplerine cevaben 12 Ağustos’ta kamuya yapılan müşteri bilgilendirme mektubunda, şirketin ülkelere özgü gizlilik unsuru taşıyan düzenleyici konuların detaylarını tartışamayacağı belirtildi.

Açıklamada, "Kurumsal Sunucu müşterileri için güvenlik mimarisinde herhangi bir değişiklik yoktur çünkü söylentilerin aksine, söz konusu güvenlik mimarisi tüm dünyada aynıdır ve RIM müşterilerinin kriptolama anahtarlarını sağlama yetisine sahip değildir. RIM’in bu konumunun altında yatan sebep, güçlü kriptolamanın uluslararası işleri almak ve sürdürmek için her ülkede temel bir ticari gereklilik olmasıdır” ifadelerine yer verildi.