hızlı internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hızlı internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2011 Pazar

"Yalan ölçer"iz Yalan Oldu !

Tüketiciler Birliği'nden tepki...

Son günlerde bir GSM operatörünün, abonelerine ''yalan ölçer cebinizde' mesajı gönderilmeye başlandığı bildirildi.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemlerde, cep telefonlarına gönderilen kısa mesajda, ''Yalan ölçer cebinizde! Cep telefonunuz ile insanların sesindeki stres seviyelerini ölçerek yalan söyleyip söylemediklerini bulun. Lie o meter uygulaması sadece 0.99 TL'ye cebinizde'' ifadelerinin yer aldığını belirtti.

Uygulamayı indirmek için linkin bile gönderildiği mesajla GSM operatörünün yeni bir kazanç kapısı bulduğunu ileri süren Kaya, şöyle konuştu:

''Söz konusu operatör, yeni uygulamasıyla yalan söyleyen tüketicileri karşı tarafa bildirebileceğini taahhüt etmektedir. Firma, tüketiciye taahhüt ettiği hizmetlerdeki kaliteyi artırmak, tüketici hak ihlallerini ortadan kaldırmak, şikayetleri asgari seviyelere indirmek yerine, metafizik özellikleri kullanarak farklı rollere soyunmuştur. Operatör, tüketiciyi ve abonelerini potansiyel yalancı saymıştır.

Kaldı ki, taahhüt ettiği hizmeti çeşitli etkenlerden dolayı yerine getiremeyecek olan firma, doğru söyleyeni bile yalancı göstererek sosyal ilişkilerin bozguncusu olmaya adaylığını açıklamıştır.''

Kaya, mesajda anlatılan ''yalan ölçer''in uygulama ya da oyun olabileceğini belirterek, ''Oyun ise, mesajdaki içeriğe bakıldığında tüketiciyi aldatma vardır. Aboneler, merak edip indirdiklerinde belirli bir ücret ödeyecekler'' dedi.

Firmanın asli görevlerini yerine getirecek çalışmalarını yaparak tüketici memnuniyetini artırması gerektiğini vurgulayan Kaya, ''Uygulamanın iptal edilmemesi halinde aldatıcı, yanıltıcı olması nedeniyle adli ve idari mercilere başvurumuzu yaparak firmanın mahkumiyetini sağlamaya kararlıyız'' diye konuştu.

Söz konusu uygulamanın detaylı bilgisinde ise şu bilgiler yer alıyor:

''Lie-o-meter sizin ya da bir başkasının bazı hoş olmayan konularda yalan söyleyip söylemediğini gösteren akıllı bir uygulamadır.

Cep telefonunuz ile insanların sesindeki stres seviyelerini ölçerek yalan söyleyip söylemediklerini bulun. Lie-o-Meter cep telefonunuzu bir doğruluk ölçere çevirmektedir. Her durumda ve herhangi bir zamanda çalışabilmektedir.

5 Aralık 2010 Pazar

Dikkat !! Şirketler İnternet Profillerine İş Alımında Bakıyor.

İşverenler çalışanları 'sosyal ağ'dan seçiyor.

Sosyal ağların ve internette paylaşılan tüm bilgilerin iş yaşamına etkisi her geçen gün artıyor. İnternet kullanım rakamlarında Türkiye internet kullanıcı sayısında dünyada 11. sırada geliyor. Üstelik Türkiye’de internet kullanan nüfusun yüzde 77’si 16-34 yaş arasında, yani işe alımuzmanlarının ilgisini çeken kitleyi oluşturuyor. Şirketler de bu durumun farkında. İK’cılar işe almayı düşündüğü adayları internetten araştırdığını, sosyal ağlardaki profilini incelediğini gizlemiyor. Hatta bazı şirketlerin özellikle satış gibi pozisyonlar için adayın sosyal çevresinin genişliğine dikkat ettiği de bilinen bir gerçek. Durumböyleyken, adayların da internette paylaştıkları bilgilere kariyerleri açısından da bakmaları gerekiyor.

AVRUPA VE ABD SOSYAL AĞLARI DAHA ÇOK KULLANIYOR
Yurtdışında bir işe alımplatformu olan Jobvite’in İşe Alım 2010 araştırmasına göre firmaların yüzde 73.3’ü işe alımsüreçlerinde sosyal ağlardan yararlandıklarını ve ağırlıklı olarak sosyal iş ağlarını kullandıklarını söylüyor. Ayrıca yine firmaların yüzde 58.1’nin sosyal ağlar üzerinden başarılı bir işe alımgerçekleştirdiklerini ortaya koyuyor. Türkiye’de bununla ilgili olarak gerçekleştirilen bir araştırma olmadığına dikkat çekenMarjinal Porter Novelli Sosyal Medya Direktörü Umut Ersoy, “Özellikle yurtdışında birçok şirket sosyalmedya kavramını iş süreçlerine dahil etmiş durumda. Pazarlamadanmüşteri hizmetlerine ve tabii ki İK’ya kadar, şirketler adaylarla ilgili daha fazla bilgiye sosyal ağlardan ulaşabiliyor” açıklamasını yapıyor.

SOSYAL AĞLARLA ‘ONLINE İTİBAR YÖNETİMİ’
XING Türkiye ÜlkeMüdürü Hakan Gönenli, adaylara bir yandan ilgilendikleri konu ve ilgili içerikleri tümboyutlarıyla paylaşırken diğer yandan sosyal ağlardamümkün olduğunca aktif bulunarak genel ağlarını geliştirmelerini tavsiye ediyor: “Bu noktada ‘online itibar yönetimi’ kavramı öne çıkıyor. Kontrol edebildiğimiz ve bilinçli yaratılan sosyal ağ hayatımıza değer katıyor. Çünkü sosyal ağlarda istediğimiz ölçüde bilgi paylaşmak, kendimizi istediğimiz ölçüde daha çok ifade etmek, dünya görüşümüzü sergilemek sonunda bize dair daha net ve kendi kontrolümüzde bir algının oluşmasını sağlayacak.”

RESMİ OLMAYAN REFERANS ARAŞTIRMASI
İK Uzmanı ve İşte Mülakat Kitabının Yazarı Mehmet Erkan, “Bazen bir aday ile görüşürsünüz ve onun hakkında kafanızda net olmayan şeyler kalır. Bu bazen işten ayrılma sebepleri, bazen bir yerde gerçekten çalışıp çalışmadığı, bazen de o kişinin gerçekten bahsettiği projelerde yer alıp almadığıdır. Bu sebeple internet denizine oltanızı atarsınız ve yakalayabilirseniz bir şeyler yakalamaya çalışırsınız. Örneğin bir işten ücret sebebi ile ayrıldığını belirten bir adayın, Facebook gibi alanlarda yöneticileri hakkında yazdıklarını hayretle okuyabilirsiniz” diyor. Adayın yapacağı işin niteliği önemli “Başvuran adayların internet ortamında araştırılması, işin niteliğiyle de doğru orantılıdır. Son zamanlarda özellikle gündeme gelen dijital ajanslara yönelik çalışan ya da şirketlerde sosyalmedya alanında çalışacak kişilerin seçiminde elbette bu pozisyona başvuran adayların bu alanda yetkinliklerini izleyebilmek açısından bloglarının, sosyal ağlardaki varlıklarının ve etki düzeylerinin incelenmesi söz konusu olabilir” diyen Manpower Türkiye GenelMüdürü Ebru Coş’a göre bu ağlardaki kişilerin sahip oldukları profillerin ve online kimliklerin tıpkı gerçek hayattaki kimliklerimiz gibi itibarının korunması ve geliştirilmesi gerekli.

İŞE ALIM SÜRECİN BİR PARÇASI
Umut Ersoy, “Her şeyden önce işe alımkararı sadece sosyal ağ hesaplarına bakılarak verilmiyor. Adaylar işe alım esnasında birçok adımdan geçiyor. CV’sini iletiyor, kimi zaman çeşitli testlere giriyor, belki defalarca yüz yüze görüşmelerden geçiyor. Yani sosyal ağ hesaplarından paylaştığı içeriklere bakmak, işe alımserüvenindeki adımlardan sadece biri” görüşünü savunuyor.

Mehmet Erkan ise, aradan yıllar geçse de, adayların kendileri değişse de bilgilerinin sanal ortamdan yok edilemediğini dile getiriyor: “Bu durum çoğu zaman yanlış bir önyargıya sebep olur. Çünkü adaylar sosyal ağlarda çok da ince eleyip sık dokuyarak hareket etmezler. Yani kişi bir sosyal gruba üye olurken, bir konuda saçma bir yorum yaparken çok da önünü arkasını düşünmez. Belki o an içinden geldiği gibi yazar. Fakat okuyanlar onun yazdıklarınımutlaka ciddiye alır.”

TurkNet İK Müdürü Aycan Emre ise işe alımlarda sosyalmecraları kullandıklarını ancak, Facebook ve Twitter’dan çok fazla değerlendirme yapmayı tercih etmediklerini söylüyor: “Facebook ve Twitter profesyonel iş çerçevesi dışında birçok sosyal ortamın paylaşılması için de kullanıldığından, çok fazla sahte isim, kayıt ya da bilgi barındırabiliyor. Adayların sosyal sitelere üye olmalarında sakınca yok tabii ki. Ancak, bu tip sitelerin bazı negatif etkileri de olabiliyor. Oradaki bilgiler yanıltıcı olabiliyor ve/veya başka amaçlarla kullanılabiliyor.”

"SOSYAL AĞLAR YETERLİ DEĞİL"
“Firmaların işe alım süreçlerini, adayların da iş arayışını tamamen sosyal sitelerden yürütmesi pratik anlamda neredeyse imkânsız” diyen Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, “Sosyal siteleri, işverenlerin ve adayların bir araya geldiği, iki tarafın da birbirini daha iyi tanıması için önemli bir fırsat olarak değerlendirmek gerek. Sosyal ağlar sayesinde işverenler adaylarla bağlantıya geçmek için bir mecraya daha sahip oluyor. Y kuşağının ayırt edici ortak özelliği, interneti yoğun, becerikli ve neredeyse tutkulu bir şekilde kullanmaları. Genç ve yetenekli adaylara ulaşmak isteyen firmalar, işe alım iletişimlerini büyük oranda gençlerin mecrası olan internete taşıdı. Bu iletişim giderek daha interaktif, daha şeffaf ve yaratıcı bir hale gelirken sosyal siteler, iş ağları İK süreçlerinin içine girdi” diyor.

En çok LinkedIn, en az Facebook’ta iş arıyoruz
İndeks İletişim tarafından Haziran 2010’da gerçekleştirilen “Türkiye’de İş Dünyasında Çalışanların Sosyal Medya Tüketimi” konulu ankete göre Facebook kullanıcılarının hiçbiri iş bulmak için bu platformu kullanmazken Twitter’ı kullananların oranı yüzde 6. LinkedIn gibi iş ağlarında ise öncelikli kullanım beklenenin aksine iş bulmak değil, iş dünyasındaki diğer şirketlerle iletişim. LinkedIn gibi iş ağlarında iş arayanların oranı sadece yüzde 10. En sık Facebook takip ediliyor Katılımcıların yüzde 65’i Facebook’u günde birkaç kez ziyaret ediyor. Facebook’u Twitter takip ediyor. Twitter kullanıcılarının yüzde 46’sı Twitter’ı günde birkaç kez ziyaret ediyor. Bunları LinkedIn gibi iş ağları ve Flickr gibi fotoğraf paylaşım siteleri takip ediyor. *Online anket sistemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırma 4 binden fazla kişiye e-posta yoluyla gönderilmiş.
Sosyal medya kullanım oranları
Sosyal network’lerde profili bulunma % 83.7
Sosyal medyalarda yer alan içeriklere yorum yazma %73.1
İş network’lerinde profili bulunma %54.7
Blog yazma % 33.3 *Araştırmaya başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 65 il ile Bulgaristan ve KKTC’den katılım olmuş. Sorular, pazarlama, satış, finans / muhasebe, bilişim / internet, halkla ilişkiler, reklam ve eğitim başta olmak üzere 31 farklı alanda çalışanlar ile öğrencilere yöneltilmiş.

17 Kasım 2010 Çarşamba

Facebook'ta Yeni Hizmet Başlıyor.


Artık e-posta işine de girmeye hazırlanıyorlar...

Facebook, internet üzerinden iletişimde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Facebook, elektronik posta ve sanal sohbet gibi tüm elektronik iletişim araçlarını tek bir çatı altında toplayan bir platform geliştirdi. Yeni platformun tanıtımını da Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg yaptı.

'Facebook.com' uzantılı elektronik posta adresi alan kullanıcılar bu adres ile hem e-postalarına hem de Facebook'daki mesajlarına erişebilecek. Akşam'ın haberine göre, kullanıcının posta kutusunu istediği gibi kişiselleştirmesine olanak sağlayan platform, gelen mesajları önem sırasına göre otomatik olarak sınıflandıracak. Platform üzerinden sanal sohbet de mümkün olacak. Milyonlarca kullanıcının merakla beklediği platformun, G-mail, Hotmail ve Yahoo gibi elektronik posta devlerine rakip olması bekleniyor.

7 Kasım 2010 Pazar

Cici Facebook.. Neden Youtube, Vimeo yasaklı da Facebook değil?


Necdet Çalışkan / HT Ekonomi
Sosyal paylaşım ağı Facebook’un Teknoloji Başkanı Bret Taylor, Facebook’un  Türkiye’den kullanımının çok ilgi çekici olduğunu belirterek “Birçok ülkede varız. Her ülkenin kanununa göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi.
FACEBOOK ÜLKE KANUNLARINA UYAR
ABD, İngiltere ve Endonezya’nın ardından Facebook kullanımında dünyada 4. sırada yer  alan Türkiye’nin kendileri için önemli olduğunu belirten Facebook Teknoloji Başkanı  (CTO) Bret Taylor, Türkiye’deki Youtube başta olmak üzere internet erişim yasaklarıyla  ilgili olarak “Facebook felsefi olarak iletişime açıklıktan yana. Birçok ülkede varız ve uluslararası bir şirket olarak her ülkenin kanunlarına göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi. New York’ta düzenlenen Web 2.0 Expo’da konuşan Taylor, “Türkiye’nin Facebook’taki uygulamaların geliştirilmesinde belirleyici bir rolü var” dedi.
Bret Taylor, “Türkiye’de yüksek Friendfeed ve Facebook kullanıcısı var. Oldukça sosyal  bir ülkesiniz. Bu çok ilgi çekici. Türkiye bizim başarımız için önemli bir ülke” diye konuştu.
ÜRÜNLERİN GELİŞİMİNE REHBERLİK YAPIYOR
Friendfeed’in kurucusu ve eski Google çalışanı olan ve kısa bir süre önce Facebook’ta  üst düzey yöneticilik yapan Taylor, Türkiye’de genç nüfusun yüksek olduğunu ve  kullanıcı potansiyeli ile dikkat çektiğini belirterek, Türkiye gibi yoğun Facebook kullanılan ülkelerin ürünlerin gelişiminde rehberlik yaptığını söyledi.

31 Ekim 2010 Pazar

AvatarSA !! Sabancı'nın teknoloji marketi büyük bir sürprize hazırlanıyor.

29 Ekim 2010 Cuma, 17:09:53
Teknoloji perakendesi alanında liderliğini sürdüren Sabancı Holding'in amiral gemilerinden Teknosa 10'uncu yılında ses getirecek bir gösteriye hazırlanıyor. 10'uncu yaş gününde Avatar filminde kullanılan teknolojiyi tüm Türkiye'ye tanıtmaya hazırlanan şirket mağazanın açılışını 3 boyutlu olarak tüm bayilerde müşterilere naklen izlettirecek.

1 MİLYON TL HARCANACAK!
Sabah Gazetesi'nin haberine göre Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane, "Şu an 3D kameraları temin etmeye çalışıyoruz. Çeşitli kutlamalar ve sürprizlerle 10'uncu yaşımızı taçlandıracağız. Gerçekten hem altyapısı hem de maliyeti çok yüksek bir iş, yaklaşık 1 milyon TL harcayacağız ama bunu yaparsak dünyaya Türk perakendecisinin geldiği noktayı göstereceğiz" dedi. Yaşanan ekonomik kriz sonrasında tüketici sadakatini fiyatla sağlamanın zor olduğunu anladıklarını ve tamamen servise odaklandıklarını ifade eden Nane, şunları söyledi: "2 milyon temiz müşteri datamız var. Müşterilerin algoritmasını çıkardık. Teknosa kart sahiplerinin yaptığı satın almaları kaydedip bu bilgileri yeni satın alma davranışları için kullanıyoruz. Mesela bir müşteri en son ütü aldıysa ve ürünün tamamlayan yeni bir parça geldiyse kendisini arayıp haber veriyoruz. Bu şekilde hem sadakati hem de satışları artırıyoruz" dedi. Nane, ciro içindeki sadık müşteri oranını yüzde 30'dan 3 yıl içinde yüzde 70'e çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

Avea'dan 1 yıl konuşma bedava


Nokia 2690 alanlara 1 yıl boyunca görüşme Avea tarafından hediye ediliyor

Avea, şimdi de Nokia 2690’a sadece 199 TL’ye sahip olma imkânı sunuyor. Avea, Nokia 2690alanlara 1 yıl boyunca her ay 300 dakika her yöne konuşma da hediye ediyor.
Avea’nın yeni kampanyasıyla Nokia’nın 2690 modeli Avea bayilerinde kullanıcılara sunuluyor.
21 Ekim -31 Aralık tarihleri arasında düzenlenen kampanya kapsamında; Nokia 2690 Avea bayilerinde sadece 199 TL’ye satılıyor. Avea Nokia 2690’ı Avea bayilerinden satın alan müşterilerine 1 yıl boyunca her ay 300 dakika  her yöne konuşma hediye ediyor.
1.8” renkli ekran,  8 GB’a kadar MicroSD kart yuvası, e-posta, VGA kamera, müzik çalar ve FM radyoya sahip olan Nokia 2690’a, Avea bayilerinden Worldcard’a özel peşin fiyatına 12 taksit avantajıyla sahip olmak mümkün.
Avea Ortaklık Yönetimi Direktörü Sertaç Şener konuyla ilgili yaptığı açıklamada; ‘‘Türkiye’nin en çok konuşturan, en genç ve dinamik operatörü olarak, sektörün lider markalarıyla işbirliklerimize devam ediyor, müşterilerimize cihazları en avantajlı konuşma koşullarıyla sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Nokia 2690 cihaz kampanyamızla müşterilerimiz Avea’lı olmanın ayrıcalığını bu kampanya ile bir kez daha yaşayacak. ’’ dedi. Şener, Nokia 2690 cihaz kampanyası ile Avea müşterilerinin 199 TL ödeyerek Nokia 2690’a sahip olmakla kalmayacaklarını, ayrıca yılda tam 3600 dakika ücretsiz konuşma imkânına sahip olacaklarını da belirtti.

Youtube'dan şok açıklama!


Türkiye'den erişim yasağı kaldırılan Youtube duruma dair beklenmedik bir tavır aldı
30 Ekim 2010 Cumartesi, 23:39:53
SELİN KUNT
skunt@haberturk.com

Youtube'a erişim engelleme uygulamasının kaldırılması ile ilgili beklenmedik bir gelişme ortaya çıktı.

Biraz önce Youtube'un Türkiye temsilcisi olan ajanstan emailime gönderilen açıklama durumun düşünüldüğü gibi olmadığının ve daha da karmaşık bir hal alabileceğinin sinyallerini içeriyor.
Youtube yetkililerinden gelen açıklama şöyle:
"Türkiye’de bazı kullanıcıların YouTube’a tekrar erişebildikleri bilgisini aldık. Bu gelişmeleri inceliyoruz.  Türkiye’de kapatmaya neden olan videoların siteden kaldırılması YouTube tarafından değil,  üçüncü bir parti tarafından mevcut ‘otomatik telif hakları şikayet’  uygulamamızı kullanılarak kaldırılmıştır. Bu şikayetin telif hakları politikamıza uygun olup olmadığı ile ilgili araştırmalarımız devam etmektedir."

PİŞMİŞ AŞA SU KATMAK
Bu açıklamayı okuyunca çok şaşırdım. Tam sorun çözülüyor hatta bu durum belki diğer yasaklı siteler için de bir ışık yakar derken Youtube yetkililerinin aslında hiç de uzlaşmaya varmak gibi bir niyetleri olmadığını hissettim.

Açıkçası şu an bir vatandaş olarak kızgınım çünkü herkesin sadece kendi açısından baktığı bu durum içinde, işin gerçek muhattabını yani mağdur bırakılan kullanıcıyı düşünen yok.
Tarafların dün ve bugün atılan bu olumlu adımlara sahip çıkmasını beklerken bu durum tam da "Pişmiş aşa soğuk su katmak" atasözünün hayata geçirilmiş hali gibi oldu.

AL SANA BİR KAYA NEREYE DAYARSAN DAYA
Tam da neyse en azından bu "çok önemli" konu artık zaten yoğun olan memleket gündemimizi meşgul etmeyecek derken, Youtube'un bu attığı adım (yoksa yaptığı nanik mi yazsaydım?) durumu iyice saçma ve vahim bir hale getirdi.

Şimdi biz Youtube sorunun bir süre daha devam edeceğine mi yanalım, yoksa varlığından bile daha önce haberimiz olmayan bir şirketin Atatürk'ün görselleri üzerinde hak sahibi olabilmesine mi?

* SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?
* VİDEOLAR NASIL KALDIRILDI?
* ULAŞTIRMA BAKANI NE DEDİ?
* SONUÇTA NE OLDU?
* DİĞER SİTELERİN AKIBETİ NE OLACAK?
* ERİŞİM NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
* CEVAPLANMAYAN SORULAR

Tüm bu soruların cevabı için tıklayınız