facebook mail etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook mail etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2011 Perşembe

Sosyal Medya Taciz Magdurları Tek Başına


Siber tacize maruz kalanlar yeterli destek alamamaktan yakınıyor. Depresyondan post travmatik bozukluğa kadar pek çok rahatsızlığa yakalanıyorlar



Dünyada giderek daha fazla öne çıkmaya aday tartışma konularından biri de siber taciz. Gün geçtikçe sayısı ve şiddeti artan siber taciz üniversite araştırma konusu olabiliyor ve hatta bu hususla etkin mücadele için yeni yasal düzenlemeler getirilmesi gerektiğine dair öneriler de ortaya atılmaya başlıyor. Bu konuda tartışmaların hararet kazandığı önde gelen ülkelerden biri de İngiltere;

'SİBER TACİZ MAĞDURLARINA YETERLİ DESTEK YOK'
Siber taciz veya çevrimiçi ortamda benzeri yasadışı davranışlara maruz kalanlar üzerine Bedfordshire Üniversitesi'ndeki Siber Taciz Ulusal Araştırma Merkezi'nin yaptığı araştırma, kurbanların yüzde 61'inin bu tür bir saldırıya maruz kaldıktan sonra yetkililerden ve servis sağlayıcılardan yeterli desteği almadıklarından yakındığını ortaya koydu.

SİBER TACİZ PEK 'GERÇEK' OLARAK ALGILANMIYOR
The Telgraph'a göre;araştırmacılar bu kayıtsızlığın nedenini, siber taciz ve benzeri rahatsızlık verici davranışların geleneksel taciz metodlarına göre daha az gerçekmiş gibi algılanmasına bağlıyor.

"Sosyal medya siber taciz konusunda daha fazlasını yapmalı" adlı makaleden;

OYSA ELLE TUTULUR OLUMSUZ ETKİLERİ VAR
"Fakat, bu kurban üzerinde çok gerçek bir etki doğurabilir. Bunun psikolojik etkileri yıkıcı olabilir. Kurbanın onu taciz eden kişi ile gerçekten karşılaşıp karşılaşmamasından bağımsız olarak, kanıtlanabilir pskilojik travma ve hasar yaratabilir" diyor araştırma.

HAYAL KIRIKLIĞI
Araştırma esnasında toplanan veri, siber tacize maruz kalan kurbanların yardım ve destek alamamaktan duyduğu hayal kırıklığını ortaya koyuyor. Kurbanlar  maruz kaldıkları bu tacizler sonucunda ilişkilerde kopuşlar, post travmatik bozukluklar ve depresyon gibi pek çok sıkıntıyla karşılaşıyor.

ÇAĞRI: PRATİK BİR YASAL DÜZENLEME
Merkezde araştırmayı yürütenler sosyal ağ şirketlerine bir çağrıda da bulunuyor.  Tacize nasıl ve ne kadar süratte cevap verilebileceği hususunda pratik yasal bir düzenleme oluşturulması.

İNGİLİZ PARLAMENTERLER DEĞERLENDİRİYOR
Böylesi bir yasanın oluşturulmasının gerekliliği ise giderek artan bir tartışma konusu haline geldi İngiltere'de. İngiliz parlamenterler de bu araştırmada elde edilen bulguları kendi parlamento araştırmalarının bir parçası olarak ele alıyor.

ERKEKLER VE KADINLAR SİBER TACİZDEN FARKLI ETKİLENİYOR
Çalışma ayrıca erkek ve kadın kurbanların siber tacizden farklı şekilde etkilendiklerini de gösteriyor. Erkekler daha çok isimlerinin zarar görmesinden kaygı duyarken, kadınlar daha çok fiziksel zarardan korkuyorlar.

Facebook ise kullanıcılarını korumak için sıkı şekilde çalıştığını ve onlara neredeyse sitesinin her bir sayfasında tacizi bildirmeleri için gereçler sağladığını söyledi.

12 Temmuz 2011 Salı

Facebook ta Video İle Tuzağa Dikkat.

Facebook'ta videolu görüşme yaptırdığını iddia eden bazı uygulamalar dolandırıcıların yeni taktiği oldu.

Facebook'ta tuzak!
Facebook ve Skype’ın bir araya gelerek kullanıcılara sunduğu video görüşme kısa sürede çokça kullanılmaya başlandı. Bu yoğun ilgi saldırganların da dikaktini çekti ve birçok dolandırıcı saldırı kullanıcıların karşısına çıkıyor.

Facebook Video Calling özelliğini kullanmak için resmi Facebook sayfasından uygun yazılımın yüklenmesine izin vermek gerekiyor. Bazı kullanıcılar için bu istek gerçeğe dönüşürken Facebook henüz tüm kullanıcılara bu hizmeti veremediği için bazıları bu hizmetten şimdilik yararlanamıyor.

BTnet.com.tr'nin aktardığına göre saldırganların yöntemindeyse bir uygulama doğrudan duvarınıza geliyor ya da bir arkadaşınızdan gönderilmiş gibi oluyor. Bu uygulamada video görüşmelerine izin ver seçeneği bulunuyor. Ancak uzmanlara göre işte bu seçeneğe tıklamamak gerekiyor.

Eğer mesaja tıklanırsa Facebook’ta yer alan sıradan uygulamalar gibi basit bilgilerinize erişimi, duvarınıza mesaj bırakmasına, arkadaşlarınızdan gelen haber akışına erişimi ve verinize her hangi bir zaman erişim için izin istiyor.

Eğer buna onay verirseniz tüm bilgileriniz kötü emellere alet olmak üzere saldırganların eline geçiyor. Ayrıca arkadaşlarınıza da uygulamayı önermiş oluyorsunuz. O nedenle Facebook görüntülü sohbet için çok acele etmeyin. http://www.facebook.com/videocalling adresinin dışından gelen kaynaklara da güvenmeyin.

25 Ocak 2011 Salı

Facebook Sizi Bilişim Suçlusu Yapabilir !

 
Hayatın içinden programında konuk olan bilişim suçları konusunda Uzman Avukat Doç Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu sosyal paylaşm sitelerindeki tehlikeleri anlattı.
 
 
Facebook'ta her an suç işleyebilirsiniz!!
"Herkes suç işleyebilir" diyen Yılmaz Yazıcıoğlu, facebook, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan videolarda bilmeden suç işlenebileceğini ve ceza alınabileceğini söyledi...

"Facebook'ta konulan grup fotoğraflarında arkadaşınız olsa da yazılı izin alın" diyen Yazıcıoğlu, Türkiye'de bu konuda çok dava olduğunu ve fotoğraf paylaşılanların ceza almasının yüksek olduğunu belirtti. Videoların da  şarkı, konser gibi telif haklarının önemli olduğunu ve dava açılırsa tazminat ödenebileceğine de dikkat çekti.

9 Ocak 2011 Pazar

"Yalan ölçer"iz Yalan Oldu !

Tüketiciler Birliği'nden tepki...

Son günlerde bir GSM operatörünün, abonelerine ''yalan ölçer cebinizde' mesajı gönderilmeye başlandığı bildirildi.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son dönemlerde, cep telefonlarına gönderilen kısa mesajda, ''Yalan ölçer cebinizde! Cep telefonunuz ile insanların sesindeki stres seviyelerini ölçerek yalan söyleyip söylemediklerini bulun. Lie o meter uygulaması sadece 0.99 TL'ye cebinizde'' ifadelerinin yer aldığını belirtti.

Uygulamayı indirmek için linkin bile gönderildiği mesajla GSM operatörünün yeni bir kazanç kapısı bulduğunu ileri süren Kaya, şöyle konuştu:

''Söz konusu operatör, yeni uygulamasıyla yalan söyleyen tüketicileri karşı tarafa bildirebileceğini taahhüt etmektedir. Firma, tüketiciye taahhüt ettiği hizmetlerdeki kaliteyi artırmak, tüketici hak ihlallerini ortadan kaldırmak, şikayetleri asgari seviyelere indirmek yerine, metafizik özellikleri kullanarak farklı rollere soyunmuştur. Operatör, tüketiciyi ve abonelerini potansiyel yalancı saymıştır.

Kaldı ki, taahhüt ettiği hizmeti çeşitli etkenlerden dolayı yerine getiremeyecek olan firma, doğru söyleyeni bile yalancı göstererek sosyal ilişkilerin bozguncusu olmaya adaylığını açıklamıştır.''

Kaya, mesajda anlatılan ''yalan ölçer''in uygulama ya da oyun olabileceğini belirterek, ''Oyun ise, mesajdaki içeriğe bakıldığında tüketiciyi aldatma vardır. Aboneler, merak edip indirdiklerinde belirli bir ücret ödeyecekler'' dedi.

Firmanın asli görevlerini yerine getirecek çalışmalarını yaparak tüketici memnuniyetini artırması gerektiğini vurgulayan Kaya, ''Uygulamanın iptal edilmemesi halinde aldatıcı, yanıltıcı olması nedeniyle adli ve idari mercilere başvurumuzu yaparak firmanın mahkumiyetini sağlamaya kararlıyız'' diye konuştu.

Söz konusu uygulamanın detaylı bilgisinde ise şu bilgiler yer alıyor:

''Lie-o-meter sizin ya da bir başkasının bazı hoş olmayan konularda yalan söyleyip söylemediğini gösteren akıllı bir uygulamadır.

Cep telefonunuz ile insanların sesindeki stres seviyelerini ölçerek yalan söyleyip söylemediklerini bulun. Lie-o-Meter cep telefonunuzu bir doğruluk ölçere çevirmektedir. Her durumda ve herhangi bir zamanda çalışabilmektedir.

23 Kasım 2010 Salı

Facebook Takip Merkezi


Florida'da bir kadın borç aldığı şirketin kendisini Facebook'ta taciz ettiği iddiasıyla dava açacağını söyledi



Araba almak için 362 dolar borçlanan Melanie Beacham adlı kadına 'borcunuzu ödeyin' diye mesaj gönderildi. Fakat bu mesaj kişiye ne telefonla ne de mail yoluyla iletildi. Alacaklı firma, ulaşamadığı müşterisinin izine 'facebook'ta rastladı. İşte bütün hikaye bundan sonra başlıyor. Beacham'ın iddiasına göre alacaklı firma Facebook'ta duvarına borcunu ödemesi konusunda iletiler göndererek kendisini sık sık rahatsız etmeye başladı. MarkOne LLC adlı borç tahsilat şirketi ayrıca aile üyelerine, kadının derhal şirketi araması için Facebook üzerinden çağrı yaptı.
ÖZEL HAYATI İHLAL
Genç kadın, şirketin adresini tam olarak bilmesine rağmen, kendisine ve ailesine ulaşmak için Facebook'u kullanması karşısında şok olduğunu söyledi. 34 yaşındaki  Beacham, aile üyelerine karşı küçük düşürüldüğünü de sözlerine ekledi. Genç kadın bu kapsamda şirkete karşı dava açmaya hazırlanıyor. Beacham'ın avukatı firmanın özel hayatı ihlal ettiğini söyledi. Florida'nın tüketici koruma kanunu kişilerden taciz yöntemiyle tahsilatı yasaklıyor.

Tahsilat acentesi ise yanlış yaptıkları iddiasını reddediyor. Fakat firma tahsildarların Facebook'la iletişimi, kişilerin cevap vermemesi halinde, kullandıklarını kabul etti. Buna göre firma, Facebook'u mektuplaşmayla ve telefon aramasıyla eş tutuyor.

17 Kasım 2010 Çarşamba

iPhone ve Blackberry'e Şaşırtan Darbe







Sonunda birileri duruma el koydu ve bu çılgınlığa dur dedi!
Hemen her gün piyasaya düşen, yeni bir özelliğe sahip, ya da var olanı uç sınırlara çeken telefon haberlerinin bombardımanı altında yaşayıp, sahip olduğumuz telefon hakkında "acaba bunu almakla hata mı yaptım" diye düşünmeye zorlandığımız bir  çağda yaşıyoruz.
Belki ilk başlarda keyifli olan bu taşınabilinir teknoloji cenneti durumu sanırım benim gibi başkalarının da sinirini bozmaya başlamış olmalı ki "telefonumu geri verin!" deme ihtyiacı duymuşlar.
Hollandalı John Doe isimli reklam ve tasarım ajansı ekibi "sadece konuşmaya" yarayan bir telefon üretti, adını da kendilerine ithaf ederek John's Phone koydu.
Sadece konuşmak derken tam olarak da kastedilen bu çünkü telefonla bırakın fotoğraf çekip, internete girmeyi, mesaj bile gönderemiyorsunuz.
Konuşmaktan başka yapabileceğiniz tek şey "adres defteri"ne kayıt girmek o da zaten telefonun içinde değil üstünde. Telefonun arkasına yerleştirilmiş kağıttan bir adres defteri ve kalemi bulunuyor, numaralarınızı oraya kaydediyorsunuz.
Şaka gibi değil mi? Ama değil. İlk başta saçma gelebilen böyle bir telefon fikri düşündükçe çekici bir hal alıyor; en azından bana çekici geldiği kesin.
Dünyanın en basit cep telefonu olarak lanse edilen "John's Phone"un özelliklerine şöyle bir göz atalım (acaba kaç satır çıkacak?)
1- Bu telefonla alışma, öğrenme derdiniz olmaz çünkü zaten öğrenilecek bir özelliği yok. Zaten yapıp yapabileceğiniz işlemler sınırlı, arama yapma, çağrı kabul etme, tuş kilidi açma-kapama, sesi arttırıp azaltma.
2- Yaşlılar ve çocuklar için gerekli olacağı düşünülmüş hızlı arama özelliği var. İstediğiniz tuşa numara atayabiliyorsunuz.
3- Ekrana yer ayırma derdi olmadığı için tuşlar olabildiğince büyük ve basması kolay şekilde tasarlanmış.
4- John's Phone'un başka hiçbir telefonda olmayan bir telefon defteri var. Özellikle belli yaş üzeri kullanıcının hoşuna gidebilecek eski usül kalemli telefon defteri telefonun arkasındaki kapaklı bir bölmeye konmuş.
Telefonunuz kapalı olsa bile adres ve telefonlarınızı güncelleyip, değiştirebiliyorsunuz, ne hoş değil mi? :)

5- Quad-band özelliği dünyanın farklı yerlerinde farklı alt yapılarda kullanılabilmeyi sağlıyor. Lakin 3G'li olmadığı için alt yapısı 3G olan Japonya ve Güney Korede bu telefonu kullanamıyorsunuz.
6- Karar vermekle uğraşmayın "o mu bu mu" diye sıkılmayın diye bu telefonda bir tane basit bir zil sesi var (Evet 1). Tek yapmanız gereken ayar, hangi seviyede çalacağı ile ilgili ki o da zaten 3 seçenekli: Yüksek, normal, sessiz.
7- Tüm zil sesi seviyeleri ile birlikte çalışabilen titreşim özelliği unutulmamış neyse ki.
8- Arayan numarayı gösteren mini ekran telefonun tepe kenarında. Tıpkı çağrı cihazlarının ekranlarına benzeyen göstergedeki rakamlar yeterince büyük ve okunaklı.
9- Telefonun en güzel yönlerinden biri müthiş enerji-verimliliği (1200 mAh). Bekleme modunda şarj etmeden 3 haftadan fazla çalışabiliyor. Elbette bunda pil tüketecek bir özelliğinin olmaması da etkili. Mini ekranda pil dolu olduğunda net bir şekilde görülebilen JOHNS yazısı şarj azaldıkça silikleşmeye başlıyor. Şarjı tükendiğinde tek gördüğünüz J harfi ve yanındaki LOW ibaresi oluyor.

10- Firma şarj etme şekli konusunda oldukça esnek davranmış. Telefonla birlikte gelen adaptör ve kabloları kullanarak ister elektrik prizinden, ister USB ile bilgisayardan şarj edebiliyorsunuz.
11- İşte telefonun en über-tekno özelliği: Eller serbest (hands-free) arama yapılabiliyor. Ama sizi yanıltmış olmayayım çünkü burada bahsedilen sesi dışarı vermek suretiyle bir arama değil, telefonla gelen kulaklık setini kullanarak ellerinizi serbest bırakan arama tarzı.
12- Telelonun ölçüleri gayet makul 10.5 x 6 x 1.5 cm, ağırlığı da 95 gram.
13- Telefonun uzun ömürlü ve suya dayanıklı olması için yapımında yüksek kalite plastik kullanılmış.
14- Telefonun 5 farklı renkte seçeneği var.
Dikkatimi çeken bir özelliği daha sizinle paylaşayım: Çağrı başlatma ve sonlandırma tuşları (bkz. foto) oldukça yaratıcı.


Eğer bu telefona karşı ilgi besliyorsanız Hollanda'dan veya internet üzerinden temin edebilirsiniz. Satış fiyatı 70 Euro civarında.

Facebook Yüzünden İşten Kovulanlar Artıyor !!


Onun yüzünden işini kaybedenlerin sayısında büyük oranda artış var.

İnternet sosyal paylaşım siteleri iletişim çağının vazgeçilmezi olsa da, işverenlerin her zaman bu işe sempatiyle bakmadığı ortaya çıktı. Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşımların en yoğun yaşandığı ülkelerin başında gelen Amerika'da pek çok insan sırf bu nedenle işinden kovulunca, sokak dilinde "Facebook Kovulması" (Facebook fired) diye yeni bir İngilizce deyim türetildi.

Son iki aydır Facebook yüzünden işini kaybedenlerin sayısında artış var. Connecticut'ta bir hastane görevlisi Facebook sitesine patronuyla ilgili olarak "bu adam kaçık" anlamına gelen bir takım tıbbi referanslar yazınca işini kaybediverdi. New York'ta bir okulda çalışan 3 öğretmen, öğrencileriyle Facebook aracılığıyla iletişim kuruyordu. Ancak okul yönetimi Facebook mesajlarının içeriğini uygunsuz bularak öğretmenlerin işine son verdi. McDonald's çalışanı bir kadın, yine Facebook'ta işyeri müdürü aleyhine argo sözler sarf edince "kovuldunuz" mesajı gelmekte gecikmedi.

İşten atılmaların en ilginçlerinden biri Cisco'da yaşandı. Kendisi de iletişim ve İnternet hizmeti sunan bir şirket olan Cisco'da çalışmaya başlayan genç, işe alınma sevincini Twitter mesajıyla paylaşmak için, "her ne kadar işten nefret etsem de, verilen ücret fena değil" diye duygularını dile getirince anında yeni patronundan "işini sevmeyen biriyle çalışamam, güle güle" mesajıyla kendisini kapının önünde buluverdi. Philadelphia'nın Eagles stadyumunda görevli bir kişi, Eagles futbol takımıyla ilgili küfürlü sözler sarf edip, bunu da Facebook sitesindeki arkadaşlarına iletince ertesi gün işinden oldu. İnternet güvenliği üzerine hizmet veren şirketlerden "Proofpoint" tarafından yapılan bir araştırma sonuçlarına göre, büyük Amerikan şirketlerinin en az yüzde 8'i çalışanların sosyal medya üzerindeki paylaşımını denetliyor. Bu rakamın giderek daha hızlı biçimde artmakta olduğu belirtiliyor.

Facebook'ta Yeni Hizmet Başlıyor.


Artık e-posta işine de girmeye hazırlanıyorlar...

Facebook, internet üzerinden iletişimde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Facebook, elektronik posta ve sanal sohbet gibi tüm elektronik iletişim araçlarını tek bir çatı altında toplayan bir platform geliştirdi. Yeni platformun tanıtımını da Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg yaptı.

'Facebook.com' uzantılı elektronik posta adresi alan kullanıcılar bu adres ile hem e-postalarına hem de Facebook'daki mesajlarına erişebilecek. Akşam'ın haberine göre, kullanıcının posta kutusunu istediği gibi kişiselleştirmesine olanak sağlayan platform, gelen mesajları önem sırasına göre otomatik olarak sınıflandıracak. Platform üzerinden sanal sohbet de mümkün olacak. Milyonlarca kullanıcının merakla beklediği platformun, G-mail, Hotmail ve Yahoo gibi elektronik posta devlerine rakip olması bekleniyor.