cepten facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cepten facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2011 Salı

Facebook Sizi Bilişim Suçlusu Yapabilir !

 
Hayatın içinden programında konuk olan bilişim suçları konusunda Uzman Avukat Doç Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu sosyal paylaşm sitelerindeki tehlikeleri anlattı.
 
 
Facebook'ta her an suç işleyebilirsiniz!!
"Herkes suç işleyebilir" diyen Yılmaz Yazıcıoğlu, facebook, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan videolarda bilmeden suç işlenebileceğini ve ceza alınabileceğini söyledi...

"Facebook'ta konulan grup fotoğraflarında arkadaşınız olsa da yazılı izin alın" diyen Yazıcıoğlu, Türkiye'de bu konuda çok dava olduğunu ve fotoğraf paylaşılanların ceza almasının yüksek olduğunu belirtti. Videoların da  şarkı, konser gibi telif haklarının önemli olduğunu ve dava açılırsa tazminat ödenebileceğine de dikkat çekti.

1 Ocak 2011 Cumartesi

AB Komisyonu'nun Girişimi. Tek Tip Şarj 2011' De



Telefon firmalarının, şarj aletlerinin tek tip hale gelmesi konusunda anlaşmaya vardıkları belirtildi. Tüm telefonlar, yakın zaman içinde standart bir şarj aleti ile şarj edilecek.
Avrupa Komisyonu tarafından ilk olarak 2009 yılında ortaya atılan fikir, 14 ayrı telefon üreten firma tarafından da destek gördü. Apple, Samsung, Nokia ve Blackberry üreticisi RIM'in de dahil olduğu firmalar, ortak şarj aleti üretecek. Böylece telefon kullanıcıları, telefonlarını şarj etme sıkıntısı yaşamayacak.
Ortak şarj aletlerinin önümüzdeki aylarda, 2011'in ilk çeyreğinde piyasaya sürülmesi hedefleniyor. Standart şarjlar için USB girişli bir sistem düşünülüyor. Böylece kullanıcılar telefonların bilgisayar aracılığıyla da şarj edebilecek.
AB Komisyonu, sistemin tamamlanarak telefon firmalarına gönderildiğini ve üretimin önümüzdeki aylarda beklendiğini açıkladı. Komisyon, tüm Avrupalıların standart bir alet kullanılmasına destek verdiğini dile getirdi.

7 Aralık 2010 Salı

Güvenli Mesajlaşmak İçin Altın Kurallar.


Antivirüs geliştiricisi ESET’e göre hacker’ların yeni hedefi, anında  mesajlaşma yazılımları. Microsoft Live Messenger, Skype ya da Yahoo! Messenger gibi anında mesajlaşma programları, zararlı yazılımların yayılmaları için etkili birer araca dönüşebiliyor.
“Siber suçlular, potansiyel kurbanlarının bulaşıcı bağlantıları tıklamaları için her geçen gün yeni yöntemler uyguluyorlar” diyen ESET Virüs Araştırmacısı Pierre-Marc Bureau, bu yönde geliştirilen solucanlara karşı önlem alabilmek için 7 ipucu öneriyor.
ESET’in virüs araştırmacısı Pierre-Marc Bureau’ya göre anında mesajlaşma yazılımlarıyla yapılan saldırıların kullandığı yöntem aslında oldukça basit: “Kurban listesindeki kişilerin birinden bir link içeren mesajı alır, tıklar ve solucan bulaşır.” Solucanın ayrıca coğrafi lokalizasyon kullanarak, kurbanın diline uyum sağladığını belirten Bureau, “Hatta bazı durumlarda kurbanın ülkesindeki güncel haber ve olaylara atıfta bulunur. Bu tür gelişmiş teknikler en tedbirli kullanıcıları bile aldatabilir” uyarısını yapıyor. Anında mesajlaşma, zararlı yazılımların yayılmaları için çok etkili bir araç olarak biliniyor. Siber suçlular, potansiyel kurbanlarının bulaşıcı bağlantıları tıklamaları için her geçen gün yeni yöntemler uyguluyorlar.
ESET Virüs Araştırmacısı Pierre-Marc Bureau, anında mesajlaşma ile ilgili 7 altın kural öneriyor:
1. Anında mesajlaşma yazılımları aracılığı ile kişisel ve hassas bilgilerinizi kesinlikle göndermeyin. Özellikler kredi kartı bilgileriniz, banka detaylarınız, parolalarınız ve telefon veya adres gibi kişisel bilgilerinizi mesaj ile göndermeyin.
2. Diğer hesaplarınız gibi anında mesajlaşma hesabınızın da güçlü bir parolası olmalı. Farklı hesaplar ve bankacılık, e-posta gibi çevrimiçi servisler için mutlaka farklı parolalar kullanın. Aynı parolayı tekrar tekrar kullanmayın. Halka açık bir yerden internete bağlanıyorsanız otomatik oturum açma özelliğini mutlaka devre dışı bırakın.
3. Çevrimiçi tanıştığınız insanlar ile gerçek hayatta buluşmaktan kaçının. İlla buluşmak istiyorsanız yanınızda tanıdığınız birini de götürün.
4. Web kameranızı kullanmadınız zamanlarda kapatın. Bazı zararlı yazılım türleri kendi kameranızı sizi izlemek için kullanabilir. Dahili bir kameranız var ise
5. Tanımadığınız birinden gelen resimleri kesinlikle açmayın, dosyaları indirmeyin ve linklere tıklamayın. Tanıdığınız birinden gelse bile şüpheli linklere tıklamayın, dosyaları açmayın. Gelen dosya önemliyse gönderenden doğrulamasını isteyin.
6. Tanımadığınız kişilerden gelen mesajları yanıtlamayın. Biri sizi listesine eklemek isterse ve bu kişiyi tanımıyorsanız öneriyi reddedin.
7. İstenmeyen mesajları engelleyin. Yabancılardan gelen mesajları ve spam’leri engellemek sandığınızdan kolay. Hemen her anında mesajlaşma yazılımının kişi listesi oluşturma özelliği bulunuyor

5 Aralık 2010 Pazar

Dikkat !! Şirketler İnternet Profillerine İş Alımında Bakıyor.

İşverenler çalışanları 'sosyal ağ'dan seçiyor.

Sosyal ağların ve internette paylaşılan tüm bilgilerin iş yaşamına etkisi her geçen gün artıyor. İnternet kullanım rakamlarında Türkiye internet kullanıcı sayısında dünyada 11. sırada geliyor. Üstelik Türkiye’de internet kullanan nüfusun yüzde 77’si 16-34 yaş arasında, yani işe alımuzmanlarının ilgisini çeken kitleyi oluşturuyor. Şirketler de bu durumun farkında. İK’cılar işe almayı düşündüğü adayları internetten araştırdığını, sosyal ağlardaki profilini incelediğini gizlemiyor. Hatta bazı şirketlerin özellikle satış gibi pozisyonlar için adayın sosyal çevresinin genişliğine dikkat ettiği de bilinen bir gerçek. Durumböyleyken, adayların da internette paylaştıkları bilgilere kariyerleri açısından da bakmaları gerekiyor.

AVRUPA VE ABD SOSYAL AĞLARI DAHA ÇOK KULLANIYOR
Yurtdışında bir işe alımplatformu olan Jobvite’in İşe Alım 2010 araştırmasına göre firmaların yüzde 73.3’ü işe alımsüreçlerinde sosyal ağlardan yararlandıklarını ve ağırlıklı olarak sosyal iş ağlarını kullandıklarını söylüyor. Ayrıca yine firmaların yüzde 58.1’nin sosyal ağlar üzerinden başarılı bir işe alımgerçekleştirdiklerini ortaya koyuyor. Türkiye’de bununla ilgili olarak gerçekleştirilen bir araştırma olmadığına dikkat çekenMarjinal Porter Novelli Sosyal Medya Direktörü Umut Ersoy, “Özellikle yurtdışında birçok şirket sosyalmedya kavramını iş süreçlerine dahil etmiş durumda. Pazarlamadanmüşteri hizmetlerine ve tabii ki İK’ya kadar, şirketler adaylarla ilgili daha fazla bilgiye sosyal ağlardan ulaşabiliyor” açıklamasını yapıyor.

SOSYAL AĞLARLA ‘ONLINE İTİBAR YÖNETİMİ’
XING Türkiye ÜlkeMüdürü Hakan Gönenli, adaylara bir yandan ilgilendikleri konu ve ilgili içerikleri tümboyutlarıyla paylaşırken diğer yandan sosyal ağlardamümkün olduğunca aktif bulunarak genel ağlarını geliştirmelerini tavsiye ediyor: “Bu noktada ‘online itibar yönetimi’ kavramı öne çıkıyor. Kontrol edebildiğimiz ve bilinçli yaratılan sosyal ağ hayatımıza değer katıyor. Çünkü sosyal ağlarda istediğimiz ölçüde bilgi paylaşmak, kendimizi istediğimiz ölçüde daha çok ifade etmek, dünya görüşümüzü sergilemek sonunda bize dair daha net ve kendi kontrolümüzde bir algının oluşmasını sağlayacak.”

RESMİ OLMAYAN REFERANS ARAŞTIRMASI
İK Uzmanı ve İşte Mülakat Kitabının Yazarı Mehmet Erkan, “Bazen bir aday ile görüşürsünüz ve onun hakkında kafanızda net olmayan şeyler kalır. Bu bazen işten ayrılma sebepleri, bazen bir yerde gerçekten çalışıp çalışmadığı, bazen de o kişinin gerçekten bahsettiği projelerde yer alıp almadığıdır. Bu sebeple internet denizine oltanızı atarsınız ve yakalayabilirseniz bir şeyler yakalamaya çalışırsınız. Örneğin bir işten ücret sebebi ile ayrıldığını belirten bir adayın, Facebook gibi alanlarda yöneticileri hakkında yazdıklarını hayretle okuyabilirsiniz” diyor. Adayın yapacağı işin niteliği önemli “Başvuran adayların internet ortamında araştırılması, işin niteliğiyle de doğru orantılıdır. Son zamanlarda özellikle gündeme gelen dijital ajanslara yönelik çalışan ya da şirketlerde sosyalmedya alanında çalışacak kişilerin seçiminde elbette bu pozisyona başvuran adayların bu alanda yetkinliklerini izleyebilmek açısından bloglarının, sosyal ağlardaki varlıklarının ve etki düzeylerinin incelenmesi söz konusu olabilir” diyen Manpower Türkiye GenelMüdürü Ebru Coş’a göre bu ağlardaki kişilerin sahip oldukları profillerin ve online kimliklerin tıpkı gerçek hayattaki kimliklerimiz gibi itibarının korunması ve geliştirilmesi gerekli.

İŞE ALIM SÜRECİN BİR PARÇASI
Umut Ersoy, “Her şeyden önce işe alımkararı sadece sosyal ağ hesaplarına bakılarak verilmiyor. Adaylar işe alım esnasında birçok adımdan geçiyor. CV’sini iletiyor, kimi zaman çeşitli testlere giriyor, belki defalarca yüz yüze görüşmelerden geçiyor. Yani sosyal ağ hesaplarından paylaştığı içeriklere bakmak, işe alımserüvenindeki adımlardan sadece biri” görüşünü savunuyor.

Mehmet Erkan ise, aradan yıllar geçse de, adayların kendileri değişse de bilgilerinin sanal ortamdan yok edilemediğini dile getiriyor: “Bu durum çoğu zaman yanlış bir önyargıya sebep olur. Çünkü adaylar sosyal ağlarda çok da ince eleyip sık dokuyarak hareket etmezler. Yani kişi bir sosyal gruba üye olurken, bir konuda saçma bir yorum yaparken çok da önünü arkasını düşünmez. Belki o an içinden geldiği gibi yazar. Fakat okuyanlar onun yazdıklarınımutlaka ciddiye alır.”

TurkNet İK Müdürü Aycan Emre ise işe alımlarda sosyalmecraları kullandıklarını ancak, Facebook ve Twitter’dan çok fazla değerlendirme yapmayı tercih etmediklerini söylüyor: “Facebook ve Twitter profesyonel iş çerçevesi dışında birçok sosyal ortamın paylaşılması için de kullanıldığından, çok fazla sahte isim, kayıt ya da bilgi barındırabiliyor. Adayların sosyal sitelere üye olmalarında sakınca yok tabii ki. Ancak, bu tip sitelerin bazı negatif etkileri de olabiliyor. Oradaki bilgiler yanıltıcı olabiliyor ve/veya başka amaçlarla kullanılabiliyor.”

"SOSYAL AĞLAR YETERLİ DEĞİL"
“Firmaların işe alım süreçlerini, adayların da iş arayışını tamamen sosyal sitelerden yürütmesi pratik anlamda neredeyse imkânsız” diyen Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, “Sosyal siteleri, işverenlerin ve adayların bir araya geldiği, iki tarafın da birbirini daha iyi tanıması için önemli bir fırsat olarak değerlendirmek gerek. Sosyal ağlar sayesinde işverenler adaylarla bağlantıya geçmek için bir mecraya daha sahip oluyor. Y kuşağının ayırt edici ortak özelliği, interneti yoğun, becerikli ve neredeyse tutkulu bir şekilde kullanmaları. Genç ve yetenekli adaylara ulaşmak isteyen firmalar, işe alım iletişimlerini büyük oranda gençlerin mecrası olan internete taşıdı. Bu iletişim giderek daha interaktif, daha şeffaf ve yaratıcı bir hale gelirken sosyal siteler, iş ağları İK süreçlerinin içine girdi” diyor.

En çok LinkedIn, en az Facebook’ta iş arıyoruz
İndeks İletişim tarafından Haziran 2010’da gerçekleştirilen “Türkiye’de İş Dünyasında Çalışanların Sosyal Medya Tüketimi” konulu ankete göre Facebook kullanıcılarının hiçbiri iş bulmak için bu platformu kullanmazken Twitter’ı kullananların oranı yüzde 6. LinkedIn gibi iş ağlarında ise öncelikli kullanım beklenenin aksine iş bulmak değil, iş dünyasındaki diğer şirketlerle iletişim. LinkedIn gibi iş ağlarında iş arayanların oranı sadece yüzde 10. En sık Facebook takip ediliyor Katılımcıların yüzde 65’i Facebook’u günde birkaç kez ziyaret ediyor. Facebook’u Twitter takip ediyor. Twitter kullanıcılarının yüzde 46’sı Twitter’ı günde birkaç kez ziyaret ediyor. Bunları LinkedIn gibi iş ağları ve Flickr gibi fotoğraf paylaşım siteleri takip ediyor. *Online anket sistemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırma 4 binden fazla kişiye e-posta yoluyla gönderilmiş.
Sosyal medya kullanım oranları
Sosyal network’lerde profili bulunma % 83.7
Sosyal medyalarda yer alan içeriklere yorum yazma %73.1
İş network’lerinde profili bulunma %54.7
Blog yazma % 33.3 *Araştırmaya başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 65 il ile Bulgaristan ve KKTC’den katılım olmuş. Sorular, pazarlama, satış, finans / muhasebe, bilişim / internet, halkla ilişkiler, reklam ve eğitim başta olmak üzere 31 farklı alanda çalışanlar ile öğrencilere yöneltilmiş.

23 Kasım 2010 Salı

Facebook Takip Merkezi


Florida'da bir kadın borç aldığı şirketin kendisini Facebook'ta taciz ettiği iddiasıyla dava açacağını söyledi



Araba almak için 362 dolar borçlanan Melanie Beacham adlı kadına 'borcunuzu ödeyin' diye mesaj gönderildi. Fakat bu mesaj kişiye ne telefonla ne de mail yoluyla iletildi. Alacaklı firma, ulaşamadığı müşterisinin izine 'facebook'ta rastladı. İşte bütün hikaye bundan sonra başlıyor. Beacham'ın iddiasına göre alacaklı firma Facebook'ta duvarına borcunu ödemesi konusunda iletiler göndererek kendisini sık sık rahatsız etmeye başladı. MarkOne LLC adlı borç tahsilat şirketi ayrıca aile üyelerine, kadının derhal şirketi araması için Facebook üzerinden çağrı yaptı.
ÖZEL HAYATI İHLAL
Genç kadın, şirketin adresini tam olarak bilmesine rağmen, kendisine ve ailesine ulaşmak için Facebook'u kullanması karşısında şok olduğunu söyledi. 34 yaşındaki  Beacham, aile üyelerine karşı küçük düşürüldüğünü de sözlerine ekledi. Genç kadın bu kapsamda şirkete karşı dava açmaya hazırlanıyor. Beacham'ın avukatı firmanın özel hayatı ihlal ettiğini söyledi. Florida'nın tüketici koruma kanunu kişilerden taciz yöntemiyle tahsilatı yasaklıyor.

Tahsilat acentesi ise yanlış yaptıkları iddiasını reddediyor. Fakat firma tahsildarların Facebook'la iletişimi, kişilerin cevap vermemesi halinde, kullandıklarını kabul etti. Buna göre firma, Facebook'u mektuplaşmayla ve telefon aramasıyla eş tutuyor.

17 Kasım 2010 Çarşamba

Facebook Yüzünden İşten Kovulanlar Artıyor !!


Onun yüzünden işini kaybedenlerin sayısında büyük oranda artış var.

İnternet sosyal paylaşım siteleri iletişim çağının vazgeçilmezi olsa da, işverenlerin her zaman bu işe sempatiyle bakmadığı ortaya çıktı. Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşımların en yoğun yaşandığı ülkelerin başında gelen Amerika'da pek çok insan sırf bu nedenle işinden kovulunca, sokak dilinde "Facebook Kovulması" (Facebook fired) diye yeni bir İngilizce deyim türetildi.

Son iki aydır Facebook yüzünden işini kaybedenlerin sayısında artış var. Connecticut'ta bir hastane görevlisi Facebook sitesine patronuyla ilgili olarak "bu adam kaçık" anlamına gelen bir takım tıbbi referanslar yazınca işini kaybediverdi. New York'ta bir okulda çalışan 3 öğretmen, öğrencileriyle Facebook aracılığıyla iletişim kuruyordu. Ancak okul yönetimi Facebook mesajlarının içeriğini uygunsuz bularak öğretmenlerin işine son verdi. McDonald's çalışanı bir kadın, yine Facebook'ta işyeri müdürü aleyhine argo sözler sarf edince "kovuldunuz" mesajı gelmekte gecikmedi.

İşten atılmaların en ilginçlerinden biri Cisco'da yaşandı. Kendisi de iletişim ve İnternet hizmeti sunan bir şirket olan Cisco'da çalışmaya başlayan genç, işe alınma sevincini Twitter mesajıyla paylaşmak için, "her ne kadar işten nefret etsem de, verilen ücret fena değil" diye duygularını dile getirince anında yeni patronundan "işini sevmeyen biriyle çalışamam, güle güle" mesajıyla kendisini kapının önünde buluverdi. Philadelphia'nın Eagles stadyumunda görevli bir kişi, Eagles futbol takımıyla ilgili küfürlü sözler sarf edip, bunu da Facebook sitesindeki arkadaşlarına iletince ertesi gün işinden oldu. İnternet güvenliği üzerine hizmet veren şirketlerden "Proofpoint" tarafından yapılan bir araştırma sonuçlarına göre, büyük Amerikan şirketlerinin en az yüzde 8'i çalışanların sosyal medya üzerindeki paylaşımını denetliyor. Bu rakamın giderek daha hızlı biçimde artmakta olduğu belirtiliyor.

Facebook'ta Yeni Hizmet Başlıyor.


Artık e-posta işine de girmeye hazırlanıyorlar...

Facebook, internet üzerinden iletişimde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Facebook, elektronik posta ve sanal sohbet gibi tüm elektronik iletişim araçlarını tek bir çatı altında toplayan bir platform geliştirdi. Yeni platformun tanıtımını da Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg yaptı.

'Facebook.com' uzantılı elektronik posta adresi alan kullanıcılar bu adres ile hem e-postalarına hem de Facebook'daki mesajlarına erişebilecek. Akşam'ın haberine göre, kullanıcının posta kutusunu istediği gibi kişiselleştirmesine olanak sağlayan platform, gelen mesajları önem sırasına göre otomatik olarak sınıflandıracak. Platform üzerinden sanal sohbet de mümkün olacak. Milyonlarca kullanıcının merakla beklediği platformun, G-mail, Hotmail ve Yahoo gibi elektronik posta devlerine rakip olması bekleniyor.

12 Kasım 2010 Cuma

Kadınla erkek internette de ayrı düştü

Kadın erkek farkı bu alanda da kendini gösteriyor
Türkiye'deki internet kullanıcıları arasında kadınların evden, erkeklerin ise iş yerinden internete girmeyi daha çok tercih ettiği belirlendi.
Devlet Planlama Teşkilatı ''Bilgi Toplumu İstatistikleri 2010'' raporundan derlenen bilgilere göre, tüm internet kullanıcıları içerisinde kadınların yüzde 68,2'si internete evden girerken, erkeklerde bu oran yüzde 51,6 olarak gerçekleşti.
İşyerinde ise erkekler yüzde 38 ile ilk sırada yer alırken kadınlar yüzde 22,7 oranına ulaştı.
Eğitim alınan yerlerde kadınlar yüzde 11,8 ile yine ilk sırada yer alırken erkeklerin yüzde 7,4'ü söz konusu mekanlardan internete girdi.
Raporda her üç erkekten birinin de internete, internet kafelerden ulaştığı belirtildi.
Raporda öne çıkan bazı satır başları şöyle:
-Yaş grupları itibarıyla internet kullanımında 16-24 yaş grubu yüzde 59,4 ile ilk sırada yer alırken, 25-34 yaş grubu yüzde 45,1 ile ikinci sırada, 35-44 yaş grubu 30,2 ile üçüncü sırada, 45-54 yaş grubu yüzde 18,6 ile dördünce sırada, 55-64 yaş grubu yüzde 6,2 ile beşinci sırada ve 65-74 yaş grubu da yüzde 2 ile son sırada yer aldı.
-DPT'nin 2009 yılı sonu verilerine göre geçtiğimiz yıl tüm internet kullanıcılarının yüzde 72,4'ü e-mail alıp gönderme, yüzde 70'i çevrimiçi haber, gazete ya da dergi okuma veya haber indirme, yüzde 57'si sohbet/chat/gerçek zamanlı yazışma ve yüzde 56,3'ü oyun, müzik, film, görüntü indirme/oynatma yaptı.
Bunları sırasıyla yüzde 52,9 ile mal ve hizmet hakkında bilgi alma, yüzde 49,8 ile internet üzerinden telefonla ya da video görüşmesi yapma, yüzde 45,1 ile sağlıkla ilgili bilgi alma, yüzde 43,3 ile internet üzerinden radyo ya da televizyon takip etme, yüzde 31,7 ile öğrenme amacıyla internete başvurma, yüzde 25,7 ile okul, üniversite, mesleki kurslar ile ilgili faaliyetler için bilgi arama, yüzde 24 ile kendi oluşturduğu metin, görüntü, fotoğraf, video, müzik vb içeriği internet ortamına taşıma, yüzde 22,5 ile seyahat konaklama ilgili hizmetlerin kullanımı, yüzde 15,2 ile yazılım indirme, yüzde 14 ile internet bankacılığı, yüzde 13,2 ile iş arama ya da iş başvurusunda bulunma, yüzde 5,8 ile herhangi bir konuda çevrimiçi eğitim alma ve yüzde 2 ile mal veya hizmet satışı takip etti.
-İnternet kullanıcıları içerisinde online alışveriş yapanların yüzde 32,2'si elektronik eşya siparişi verirken sadece yüzde 1,1'i hisse senedi, finansal hizmetler ya da sigorta alımı için bütçe ayırdı.
BAĞLANTI YÖNTEMLERİ
-Hanelerde internet bant genişliği her geçen yıl artıyor. Buna göre geçtiğimiz yıl bilgisayarların yüzde 32,5'i geniş bant internet erişimine sahip oldu. Bu oran 2 yıl önce yüzde 20 civarındaydı. Yine 2009'da bilgisayarların yüzde 85,6'sı ADSL/SDSL, yüzde 5,8'i çevirmeli bağlantı, yüzde 2'si KabloNET ve yüzde 10'u cep telefonları üzerinden dijital aleme ulaştı.
-Geçtiğimiz yıl evlerin yüzde 61,9'unda sabit telefon hattı, yüzde 87,6'sında cep telefonu, yüzde 30'7'sinde masaüstü bilgisayar, yüzde 11,2'sinde taşınabilir bilgisayar, yüzde 0,6'sında el bilgisayarı ve yüzde 3,7'sinde oyun konsolu yer aldı.
EĞİTİM ŞART AMA BİLGİSAYAR YOK
İlköğretimde geçtiğimiz yıl Tunceli'de bilgisayar başına 10,8 öğrenci düşerken, bu ili sırasıyla 12,3 öğrenci ile Artvin, 13,1 öğrenci ile Bayburt, 14 öğrenci ile Burdur, 15 öğrenci ile Gümüşhane izledi.
Tüm iller arasında Gaziantep 50,7 öğrenci ile sonuncu sırada yer alırken onu 49,5 öğrenci ile Bursa, 42,6 öğrenci ile Şanlıurfa, 41 öğrenci ile Antalya ve 40,9 öğrenci ile İstanbul izledi.
Ortaöğretimde ise bilgisayar başına 8,7 öğrenci ile Sinop lider olurken bu ili 8,8 ile Tunceli, 9,5 ile Gümüşhane, 9,6 ile Bilecik ve 10 öğrenci ile Artvin izledi.
İstanbul'un 59,6 öğrenci ile son sırada yer aldığı bu kategoride bu ili 49,9 ile Batman, 46,2 ile Gaziantep, 43 ile Diyarbakır ve 40,3 ile Şanlıurfa takip etti.
Bilgi Teknolojileri (BT) sınıfı kurulması için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulun en az 8 dersliğe ve 150 öğrenciye sahip olması şartı arandığına işaret edilen raporda, tüm okullarda bilgi teknolojileri laboratuvarı kurulması yerine kurulum için okul bazında belirli bir kapasitenin varlığının arandığı bu sebeple iller bazında okul veya öğrenci sayısı ile bilgi teknolojileri laboratuvarı sayısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığına dikkat çekildi.
Buna göre İstanbul'daki resmi 2 bin 202 ilk ve ortaöğretim okulunda 3 bin 115 BT sınıfı/laboratuvarı yer alırken bu ili 1392 okul ve 1465 BT sınıfı ile Ankara ve 1318 okul ve 1137 BT sınıfı ile İzmir izledi.
Bu alanda Kilis 135 okul ve 67 sınıf ile sonuncu, Bayburt 129 okul ve 70 sınıf ile sondan ikinci ve Ardahan 201 okul ve 75 sınıf ile sondan üçüncü sırada yer aldı.
AVRUPA'YA YETİŞEMİYORUZ
Rapora göre bilgi teknolojileri alanında Türkiye önemli gelişmeler sağlasa da AB ile fark kapanmıyor. Buna göre geçtiğimiz yıl Türkiye'de tüm nüfus içerisinde internet kullanım oranı yüzde 34'de kalırken, AB'de bu oran 2 kat fazla olarak ortalama yüzde 67 olarak gerçekleşti. Rapora göre düzenli internet kullanımı, hanelerde internet erişimi ve genişbant internet sahipliği konularında da AB, Türkiye'ye 2 kat fark atmış durumda ve bu fark da geçen zaman karşın kapanmıyor.

7 Kasım 2010 Pazar

Cici Facebook.. Neden Youtube, Vimeo yasaklı da Facebook değil?


Necdet Çalışkan / HT Ekonomi
Sosyal paylaşım ağı Facebook’un Teknoloji Başkanı Bret Taylor, Facebook’un  Türkiye’den kullanımının çok ilgi çekici olduğunu belirterek “Birçok ülkede varız. Her ülkenin kanununa göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi.
FACEBOOK ÜLKE KANUNLARINA UYAR
ABD, İngiltere ve Endonezya’nın ardından Facebook kullanımında dünyada 4. sırada yer  alan Türkiye’nin kendileri için önemli olduğunu belirten Facebook Teknoloji Başkanı  (CTO) Bret Taylor, Türkiye’deki Youtube başta olmak üzere internet erişim yasaklarıyla  ilgili olarak “Facebook felsefi olarak iletişime açıklıktan yana. Birçok ülkede varız ve uluslararası bir şirket olarak her ülkenin kanunlarına göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi. New York’ta düzenlenen Web 2.0 Expo’da konuşan Taylor, “Türkiye’nin Facebook’taki uygulamaların geliştirilmesinde belirleyici bir rolü var” dedi.
Bret Taylor, “Türkiye’de yüksek Friendfeed ve Facebook kullanıcısı var. Oldukça sosyal  bir ülkesiniz. Bu çok ilgi çekici. Türkiye bizim başarımız için önemli bir ülke” diye konuştu.
ÜRÜNLERİN GELİŞİMİNE REHBERLİK YAPIYOR
Friendfeed’in kurucusu ve eski Google çalışanı olan ve kısa bir süre önce Facebook’ta  üst düzey yöneticilik yapan Taylor, Türkiye’de genç nüfusun yüksek olduğunu ve  kullanıcı potansiyeli ile dikkat çektiğini belirterek, Türkiye gibi yoğun Facebook kullanılan ülkelerin ürünlerin gelişiminde rehberlik yaptığını söyledi.

5 Kasım 2010 Cuma

E hani devlet?

Aradığınız devlete şu an ulaşılamıyor...
 
 

Devlet hizmetlerine istendiğinde internetten ulaşılması, kişisel verilerle iligli sorgulama yapılabilmesiı ve vatandaşların kendi işlerini daha rahat halledebilmesi için kurulan e-devlet sistemi 1 Kasım'dan itibaren SGK sorgulaması uygulamasıyla da yayında.
Oldukça iddialı bir şekilde hizmete sokulan sistem daha ilk günlerden sorun çıkartmaya başladı.
Vatandaşlar sistem üzerinden SGK verilerine ulaşamadıkları gibi, siteye erişmekte bile problem yaşıyor.
Bir şekilde turkiye.gov.tr adresine ulaşabilenler sadece SGK sayfalarını bulmakta zorlanmıyor ayrıca site arama modülünden arattıklarında da dahili sistem hatası yazılı uyarı ile karşılaşıyor.
Vatandaşlar SGK sayfası haricindeki sayfalarda da sorun yaşayabiliyor. Örneğin 'araç sorgulama modülü'ne de "sistem hatası var" denilerek bağlanılamıyor.

İnternet kullancı sayısının oldukça sınırlı olduğu düşünülünce, tüm e-ziyetine rağmen  e-devleti kullanmaya çalışan sınırlı sayıdaki vatandaşta sanal devlet kapısından eli boş dönüyor.

4 Kasım 2010 Perşembe

Cepten Facebook'a girenler dikkat!

Cep telefonundan Facebook'a bağlanan kullanıcıların keyfi kaçacak
 
Günümüzde internet üzerindeki hizmetlerin önem kazanması ve bilgi paylaşımın artması, kontrolsüz bir şekilde özel bilgilerin ortaya çıkması riskini de beraberinde getirdi.
Gizlilik endişelerinin temelinde kişisel bilgilere erişen şirketlerin bunları pazarlama amaçlı paylaşımı da yatıyor. Şimdi ortaya çıkan bir risk ise Facebook uygulamalarından kaynaklanıyor.
Facebook'a kolay erişim sunan iPhone ve Android uygulamaları kişisel bilgilere erişiyor. Facebook Sync isimli özelliğin cep telefonundaki telefon rehberini Facebook'a yüklediği iddiası oralığı karıştırdı. Guardian'ın iddiasına göre sadece Facebook arkadaşlarının bilgileri değil, herkesin bilgileri yükleniyor.
Esas sorun ise Facebook API üzerinden bu bilgilerin erişilebilir olması. Bu da Tom Scott'un internet sayfasında sergileniyor.